Ukrayna, Rusya’nın yaptırımları aşmak için kullandığı gölge filoya karşı operasyonlarını Karadeniz’in dışına taşıdı. Doğu Akdeniz’de insansız hava araçlarıyla vurulan Umman bayraklı bir tanker, Kiev yönetiminin denizlerdeki savaş stratejisinde yeni bir sayfa açtığını gösterdi.
Ukrayna, Rusya ile devam eden savaşta deniz operasyonlarının coğrafi sınırlarını genişletti. Kiev yönetimi, Doğu Akdeniz’de Rusya bağlantılı bir petrol tankerini hedef alarak, Karadeniz dışındaki sularda Rusya’nın gölge filosuna ait bir gemiye ilk kez saldırı düzenledi. Operasyonun Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) tarafından planlandığı ve uygulandığı açıklandı.
SBU yetkilileri, saldırının Ukrayna topraklarından 2 bin kilometreden fazla uzakta gerçekleştirildiğini vurgularken, bunun bugüne kadar düzenlenen en uzun menzilli deniz operasyonlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Hedef alınan geminin, Umman bayrağı taşıyan ve Qendil adını kullanan bir petrol tankeri olduğu bildirildi. SBU kaynaklarına göre tanker, insansız hava araçlarıyla yapılan saldırı sonucunda ağır hasar aldı ve artık seyrüsefer yapamayacak durumda.
Yetkililer, operasyonu “emsali görülmemiş bir özel operasyon” olarak tanımladı. Paylaşılan görüntülerde, geminin güvertesinde art arda meydana gelen patlamalar net şekilde görülüyor.
Saldırı nerede gerçekleşti?
Saldırı, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda düzenlendi. Gemi takip sistemlerinden elde edilen verilere göre Qendil, saldırıdan kısa süre önce Girit açıklarında, Libya kıyılarına paralel bir rota izliyordu.
Uydu görüntülerini inceleyen uluslararası ajanslar, geminin cuma gecesi Yunanistan ve Libya kıyılarından yaklaşık 250 kilometre uzaktayken ani bir rota değişikliğine gittiğini ortaya koydu.
Çevresel risk oluştu mu?
SBU tarafından yapılan açıklamada, tanker saldırı sırasında boş olduğu için herhangi bir çevre felaketinin yaşanmadığı belirtildi. Bu detay, Akdeniz gibi hassas bir deniz havzasında olası petrol sızıntısı endişelerini şimdilik ortadan kaldırdı.
Qendil neden hedef seçildi?
Denizcilik verilerine göre Qendil, Hindistan’daki Sikka Limanından hareket etmiş ve Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki Ust-Luga Limanına doğru ilerliyordu. Gemi, ABD Hazine Bakanlığı’nın doğrudan yaptırım listesinde yer almıyor. Ancak uluslararası denizcilik istihbarat şirketleri, tankeri yüksek yaptırım riski taşıyan gemiler arasında sınıflandırıyor.
SBU kaynağı, Rusya’nın bu tür tankerleri yaptırımları delmek ve savaşı finanse edecek gelir elde etmek amacıyla kullandığını savundu. Yetkiliye göre bu durum, gemiyi uluslararası hukuk açısından meşru bir hedef haline getiriyor.
Ukrayna’nın denizlerdeki saldırı stratejisi değişiyor mu?
Bu saldırı, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik askeri kampanyasında dikkat çekici bir genişlemeye işaret ediyor. Daha önce ağırlıklı olarak kara hedefleri, rafineriler ve petrol platformlarını vuran Ukrayna, son dönemde deniz hedeflerine odaklanmaya başladı.
Kasım ayı sonunda Ukrayna, Karadeniz’de Türkiye kıyılarına yakın bölgede Kairos ve Virat adlı iki tankeri deniz dronlarıyla vurmuştu. Her iki gemi de Rusya’nın Novorossiysk petrol terminaline ham petrol yüklemek üzere seyir halindeydi ve saldırı sırasında boştu.
Putin’den ilk tepki geldi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yıllık basın toplantısında tanker saldırılarına değindi. Putin, bu tür saldırıların petrol arzını kesintiye uğratmayacağını savunarak, “Akdeniz’de tankerlerimizden biri daha saldırıya uğradı. Bizim tarafımızdan her zaman bir karşılık olacaktır,” ifadelerini kullandı.
Gölge filo nedir?
Gölge filo, Batı yaptırımlarına rağmen Rus petrolünü dünya pazarlarına taşımak için kullanılan, çoğu eski tankerlerden oluşan bir ağ olarak tanımlanıyor. Bu gemiler, karmaşık şirket yapıları, elverişli bayraklar ve şeffaf olmayan taşımacılık yöntemleriyle faaliyet gösteriyor. Uzmanlara göre yüzlerce gemiden oluşan bu yapı, Rusya’nın petrol ihracatını sürdürmesinde ve savaş ekonomisini ayakta tutmasında kritik rol oynuyor.


