Rusya’nın ekonomisinde resesyon sinyalleri artarken, Ukrayna’daki savaşın sürdürülebilirliği açısından finansman kabiliyetinin etkilenip etkilenmeyeceği uzmanlar arasında tartışma konusu. Bu haber, yaptırımlar, enerji gelirleri ve bütçe dengesinin ışığında Rus finansman kapasitesini inceliyor.
“Rusya ekonomisi resesyonun eşiğinde; savaş ise yıllarca sürebilir” ne anlama geliyor?
Rusya ekonomisi şu dönemde resesyon riskiyle karşı karşıya görünüyor. Geniş kapsamlı cezai yaptırımlara rağmen, uzmanlar bu durumun Ukrayna’daki cephenin finansmanını şimdilik kesintiye uğratmadığını belirtiyor. Öyle ki, savaşın uzun süre devam etmesi bile finansman açısından öncelikli bir engel olarak değerlendirilmiyor.
Avrupa Strateji ve Analiz Merkezi (CASE) kurucu ortağı ve danışma kurulu üyesi Vladislav Inozemtsev, “Ekonomik durgunluk bugün Rusya için ekonomik ve siyasi istikrar açısından neredeyse bir anlam ifade etmiyor” değerlendirmesini yaptı.
“Rus ekonomisine içeriden bakış” ışığında hangi göstergeler öne çıkıyor?
Enflasyon ve büyüme
Rusya’da enflasyon mart ayında %10,3 ile zirveye ulaştı; eylül ayında ise %8 civarına düştü. Bu oran, merkez bankasının hedeflediği %4’ün iki katına yakın. Buna rağmen Rusya Merkez Bankası gösterge faiz oranını agresif şekilde indirerek %16,5’e çekti. Bu, büyümeyi teşvik amacıyla alınmış ama yüksek faizler ve düşük istihdam oranları (işsizlik %2,1) büyümeyi sınırlayan faktörler arasında yer alıyor.
Sektörel hava ve özel sektör durumu
İş dünyasında da olumsuz bir hava hâkim. S&P Global’in Rusya bileşik PMI endeksi, ağustosta 49,1’den eylülde 46,6’ya düştü — bu durum özel sektörde art arda dördüncü daralma ayına işaret ediyor. İmalat ve hizmet sektörleri her iki alanda da baskı altında.
Uzmanların büyüme öngörüleri
Oxford Economics’in uzmanları Rusya’nın resesyona girme koşulunu üst üste iki çeyrek daralma olarak tanımlıyor; bu bağlamda resmi olarak resesyona girmiş sayılmıyor. Ancak üçüncü çeyrekte çeyreklik bazda %0,2 gibi çok düşük bir büyüme bekleniyor. Uzun vadede ise 2025’te büyümenin yatay seyredeceği, 2026’da ise %1 ile %1,4 arasında daralma görülebileceği tahmin ediliyor.
“Yaptırımlar işe yarıyor mu?” sorusunun yanıtı ne yönde?
Yeni yaptırım dalgası ve kapsamı
2025 Ekim itibarıyla hem Avrupa Birliği hem de ABD Rusya’ya yönelen yeni yaptırımlar açıkladı. Bu kapsamda Rusya’nın en büyük petrol şirketleri Rosneft ve Lukoil ile iştirakleri ABD yaptırım listesine alındı. AB ise 2027’den itibaren Rus LNG’sinin ve Rus petrol-gazının AB’ye ithalatını yasaklayan kararlar aldı. Ayrıca Rus yatırımını engelleme ve finansal hizmetler ile altyapıya erişimi kesme yönünde tedbirler devreye girdi.
Enerji gelirleri ve ihracat uyumu
Enerji sektörünün yaptırımlardan olumsuz etkilendiği bir gerçek. Ancak uzmanlar, Rusya’nın bu alandaki gelir kayıplarının henüz savaş fonlamasını durduracak düzeyde olmadığı görüşünde. CASE verilerine göre, federal bütçedeki petrol ve gaz gelirlerinin payı 2011-2014 döneminde %50’nin üzerindeyken 2025 ortasına gelindiğinde %25’e geriledi.
Uzun vadede özellikle Hindistan ve Çin’in Rus ithalatını kısıtlaması halinde önemli gelir kayıpları yaşanabileceği belirtiliyor. Ancak bu tür bir etkilerin savaş finansmanı üzerinde hissedilir düzeyde olması için zaman gerektiği vurgulanıyor.
Finansman kapasitesi ve kamu borcu yönetimi
Politik ve ekonomik çevreler, Rusya’nın iç kaynaklarını kullanarak — devlet tahvilleri, egemen varlık fonu rezervleri ve iç piyasadan borçlanma gibi yöntemlerle — savaşı finanse etmeye devam edebileceğini belirtiyor. 2025 sonu itibarıyla Rusya’nın kamu borcunun GSYİH’ye oranının yaklaşık %17,7 seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu oran, yönetilebilir sınırlar içinde görülüyor ve bütçe açığı da yaklaşık GSYİH’nin %2,6’sı olarak öngörülüyor.
“Savaş yıllarca sürebilir” tespiti ne kadar gerçekçi?
Uzmanlara göre, Rusya’nın hâlihazırda elinde önemli likit varlıklar var; örneğin egemen varlık fonu rezervlerinin toplam GSYİH’ye oranı hâlâ yaklaşık %5,9 ve bunun %1,9’u likit olarak kullanılabilir durumda. Bu rezervler, kısa vadede askeri bütçeyi destekleme için yeterli görülüyor.
Buna rağmen, özellikle enerjiden elde edilen ihracat gelirinin azalması ya da kaynakların zaman içinde tükenmesi durumunda Rusya’nın finansman kapasitesinde baskı artabileceği uyarısı yapılıyor. Uzman Inozemtsev, “Rus ihracatındaki düşüşün yakında savaş yürütme kabiliyetini zayıflatacağına dair umutlar gerçekçi değil; ancak bu, 2027 sonrasına işaret eden bir zaman dilimini kapsıyor” diyerek perspektifi genişletiyor.
Bu çerçevede, Rusya ekonomisinin şu an durumu savaş finansmanını doğrudan engelleyecek ölçüde bir çöküş yaşamamış durumda. Ancak orta-uzun vadede yaptırımlar, enerji piyasalarında yaşanan değişiklikler ve iç ekonomik baskılar finansman üzerindeki baskıyı artırabilir.


