NATO’nun 75. yıl dönümü zirvesinde Ukrayna’nın NATO’ya katılım süreci, yeni hava savunma sistemleri ve F-16 teslimatları gibi önemli konular ele alındı. Ayrıca, NATO’nun geleceği ve Çin’in rolü de tartışıldı.
NATO ve Ukrayna
NATO’nun geleceğinde Ukrayna’nın yeri var
Washington’da 9-11 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen NATO’nun 75. yıl dönümü zirvesinde, NATO liderleri Ukrayna’nın geleceğinin NATO’da olduğunu ve üyelik yolunun “geri döndürülemez” olduğunu belirtti. Zirvede, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin “barışı ve istikrarı yok ettiği” ve Moskova’nın müttefiklerin güvenliğine “en büyük ve doğrudan tehdit” olduğu vurgulandı.
Yeni Hava Savunma Sistemleri
ABD’den Ukrayna’ya ek hava savunma sistemleri
ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’ya ABD ve ortaklarından beş ek hava savunma sistemi gönderileceğini duyurdu. Bu sistemlerden dördü Patriot sistemi olacak: Üçü ABD, Almanya ve Romanya’dan, bir tanesi ise Hollanda ve diğer ortaklar tarafından sağlanacak. Ayrıca İtalya, SAMP-T sistemini gönderecek. Biden, ABD’nin ortaklarıyla birlikte bu yıl Ukrayna’ya “onlarca” ek hava savunma sistemi sağlamak için çalıştığını belirtti. Biden, “Ukrayna Putin’i durdurabilir ve durdurmalı,” dedi.
F-16 Teslimatları Başladı
F-16 savaş uçakları Ukrayna yolunda
İlk F-16 savaş uçakları partisi Danimarka ve Hollanda’dan Ukrayna’ya gönderiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, bu uçakların bu yaz Ukrayna semalarında uçacağını açıkladı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, uzun zamandır beklenen F-16 teslimatlarının, dört Patriot hava savunma sisteminin devri, NATO liderliğinde Ukrayna askerlerinin eğitimi ve Kiev’in NATO üyeliğine giden yolunun “geri döndürülemez” olduğu taahhüdünü içeren “önemli bir destek paketi”nin bir parçası olduğunu belirtti.
Birleşik Krallık’ın Ukrayna’ya Yardımı
İngiltere’den Ukrayna’ya 3 milyar sterlinlik destek
Birleşik Krallık’ın yeni başbakanı Keir Starmer, hükümetinin Ukrayna’ya askeri destek için yılda en az 3 milyar sterlin harcama planlarına sadık kalacağını ve bu desteğin “gerekli olduğu sürece” devam edeceğini belirtti.
NATO’nun Geleceği
NATO’nun önemi vurgulandı
AB Dışişleri Bakanı Josep Borrell, ABD ve Avrupa’nın savunmayı güçlendirmesi gerektiğini belirterek, “75 yıl önce olduğu gibi bugün de Rusya’ya karşı güçlerimizi birleştirmeliyiz” dedi. Hollanda’nın yeni başbakanı Dick Schoof, “Ukrayna’daki savaş, NATO’nun önemini kaybetmediğini gösteriyor” dedi.
2023’te NATO Ülkelerinin Savunma Harcamaları
NATO’nun savunma harcamaları ele alındı
Zirvede konuşan Avrupa ülkelerinin liderleri, ABD kamuoyuna askeri ittifakın maliyetine değdiğini anlatmaya çalıştılar. Bu önemliydi çünkü harcamaların paylaşımı meselesi ABD’deki iki parti için de siyasi bir oyun konusu haline geldi ve Donald Trump tekrar iktidara gelirse ittifak için ciddi bir sorun haline gelebilir.
Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics, “ABD’de, ABD’nin Ukrayna’yı desteklemek için çok şey yaptığı, Avrupa’nın ise yeterince yapmadığı yönünde tartışmalar var. Rakamlar incelendiğinde, durumun aslında tam tersi olduğunu görüyoruz. Avrupa, ABD’den daha fazla destek sağlıyor: Finansal destek, askeri destek. Güvenlik ve savunmayı ciddiye alıyoruz,” dedi.
Birleşik Krallık’ın yeni Savunma Bakanı John Healey, İşçi Partisi’nin “NATO’nun partisi” olduğunu belirtti. Ülkesinin, savunma harcamalarını yılda GSYH’nın %2,5’ine çıkarmak için bir takvim belirleyeceğini söyledi (NATO’nun hedefi %2).
NATO ve Çin arasındaki gerilim artıyor
NATO liderleri, Çin’i Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına katkıda bulunmakla suçlayarak, Pekin’i “sınırsız ortaklık” ve askeri teçhizat ile patlayıcı maddeler için kimyasallar tedarik etmekle suçladı. Ertesi gün Çin, NATO’yu güvenliği başkalarının pahasına sağlamaya çalışmakla suçladı ve ittifakı aynı “kaosu” Asya’ya getirmemesi konusunda uyardı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Çin’in Ukrayna meselesine yönelik “adil ve nesnel” bir tutumu olduğunu belirtti.
Ayrıca Çin’in Rusya ile ticaretinin yasal ve makul olduğunu ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarına dayandığını söyledi. Çin, NATO’nun güvenliğinin diğer ülkelerin güvenliği pahasına sağlandığını savundu. Çin, NATO’nun Asya-Pasifik ülkeleriyle olan ilişkilerinden endişe duyduğunu ifade etti.
NATO zirvesi sırasında Çin birliklerinin Belarus’ta bulunduğu ve NATO üyesi Polonya sınırına yakın ortak tatbikat yaptığı biliniyor. Bu tatbikatlar, Çin’in Belarus’ta gerçekleştirdiği ilk tatbikat olarak tarihe geçti.


