19.5 C
Kiev
Perşembe, Haziran 4, 2026
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img
spot_imgspot_imgspot_imgspot_img

AB’nin Dondurulmuş Rus Varlıkları Planı Avrupa Tahvil Piyasalarını Sarsar mı?

AB’nin dondurulmuş Rus varlıklarını Ukrayna’nın finansmanı için kullanma arayışı, Avrupa genelinde borçlanma maliyetlerinin artabileceği yönündeki endişeleri tetikledi. Ancak uzmanlar, tartışmalı planın Avrupa tahvil piyasalarında beklenen ölçekte bir sarsıntı yaratmayacağı görüşünde.

Planın Piyasalara Etkisi Tartışılıyor

Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya uzun vadeli destek sağlamak amacıyla dondurulmuş Rus devlet varlıklarını devreye sokma girişimi, Avrupa finans çevrelerinde yoğun bir tartışma başlattı. Özellikle planın, Avrupa devlet tahvilipiyasalarında risk primi artışına yol açarak üye ülke borçlanma maliyetlerini yükseltebileceği iddiası dikkat çekiyor.

Bu eleştirilerin merkezinde ise, Rus varlıklarının ana saklayıcısı olan Euroclear’ın yönetimi bulunuyor. Financial Times’ın haberine göre kurumun CEO’su Valerie Urbain, AB’ye gönderdiği mektupta bu planın uzun vadeli finansal istikrara zarar verebilecek sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Urbain, uygulamanın yatırımcıların güveninde aşınma yaratabileceği ve bunun da devlet tahvili spreadlerini kalıcı biçimde etkileyebileceği görüşünü dile getirdi.

“Yatırımcı Güveni Sarsılır mı?”

Piyasalardaki temel soru, bu girişimin uluslararası hukuk açısından bir “el koyma” olarak algılanıp algılanmayacağı. Böyle bir algı oluşması halinde, Avrupa’da tutulan yabancı rezervlerin risk altında olduğu düşüncesi doğabilir. Bu da Avrupa finans sistemine yönelik güveni zayıflatarak tahvil faizlerinde artışa yol açabilir.

Buna rağmen Euronews Business’a konuşan ekonomist ve stratejistler, planın piyasalarda geniş çaplı bir panik yaratmasını beklemediklerini belirtiyor. Uzmanlara göre, 2022’de Rus Merkez Bankası varlıklarının dondurulması tahvil piyasalarında sadece geçici dalgalanmalara neden olmuştu; bu nedenle yeni adımın etkisi daha sınırlı kalacak.

“Piyasanın Büyük Tepki Vereceğini Sanmıyorum”

BCA Research Küresel Sabit Getiri Stratejisi Baş Stratejisti Robert Timper, mevcut önerinin 2022’de atılan sert adımla karşılaştırıldığında çok daha düşük bir risk barındırdığını savunuyor. Timper, “Piyasanın buna sert tepki vermesini beklemiyorum. Dolayısıyla hükümetler açısından kayda değer bir ek borçlanma maliyeti doğmayacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Timper’e göre asıl kırılma noktası, Rus varlıklarının ilk kez hareketsiz hale getirildiği 2022 yılıydı. O tarihten sonra ise merkez bankalarının rezerv tercihlerinde belirgin bir değişim başladığını, özellikle altına yönelimin hız kazandığını söylüyor.

Uzmanlar: ‘Küresel Piyasalarda Büyük Bir Çıkış Beklenmiyor’

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel’den Nicolas Veron, AB’nin 2022’de attığı adımın zaten rezerv sahiplerine “kısıtlama uygulanabilir” mesajı verdiğini belirtiyor. Veron, “Bu karar küresel piyasaları o dönemde bile sarsmadı. Şimdi önerilen modelin etkisi daha da hafif olacaktır” yorumunu yaptı.

Benzer bir değerlendirme de Capital Economics’ten geldi. Kurumun analizine göre, Avrupa piyasalarından büyük bir rezerv çıkışı ihtimali abartılı. Çünkü dünya genelinde merkez bankalarının yatırım yapabileceği yüksek likiditeye sahip ve güvenli varlık sayısı oldukça sınırlı.

AB Planı Nasıl İşleyecek?

Henüz tüm ayrıntılar netleşmese de mevcut çerçeveye göre Euroclear’ın Rusya Merkez Bankası adına tuttuğu nakit varlıklar, uzun vadeli ve sıfır kuponlu özel bir AB tahviline dönüştürülecek. Böylece AB, bu tahvil gelirlerini Ukrayna’ya kredi sağlamak için kullanacak. Yapının kritik noktası ise, CBR’ye olan hukuki yükümlülüğün değişmeyecek olması; bu durum, planın “el koyma” sayılmaması adına hayati bir unsur olarak görülüyor.

Komisyon, Ukrayna’nın bu krediyi yalnızca Rusya savaşını sonlandırıp tazminatı kabul ettikten sonra geri ödemekle yükümlü olacağını vurguluyor. Bu mekanizma, Rus varlıklarının kullanımına yönelik hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Rusya’nın Tepkisi Kaygı Yaratıyor

Euroclear CEO’su Urbain’in mektubunda, bu planın Moskova tarafından “müsadere” olarak değerlendirilebileceği, bunun da misilleme adımlarını tetikleyebileceği uyarısı yer aldı. Bruegel’den Veron da Rusya’nın bu gelişmeyi propaganda malzemesine dönüştürmesinin muhtemel olduğunu ifade etti.

Capital Economics ise Rusya’nın Batılı şirketlerin ülkeden çıkışını zorlaştırarak şimdiden “kısasa kısas” politikası uygulamaya başladığını hatırlattı.

Siyasi Baskı Artıyor

Belçika Başbakanı Bart De Wever, AB zirvesinde Euroclear’ın olası kayıplara karşı “çelik yelek garantisi” talep ettiğini açıkladı. Öte yandan, ABD’nin sunduğu yeni barış planında Rus varlıklarının ABD liderliğinde kurulacak fonlarda değerlendirilmesi önerisinin gündeme gelmesi, Komisyon üzerindeki baskıyı daha da artırmış durumda.

AB Komisyonu üyesi Valdis Dombrovskis ise dondurulmuş varlıklarla desteklenen bir tazminat kredisinin, AB bütçesine ek yük getirmeden Ukrayna’ya yüksek tutarlı destek sağlayabileceğini savunuyor.

Ukrayna İçin Zaman Daralıyor

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin bu fonlara 2026 yılında, ideal olarak yılın başında ihtiyaç duyacağını belirtti. AB’nin masadaki planı olan 140 milyar euroluk kredi, Ukrayna ekonomisinin yaklaşık yüzde 80’ine eşit bir büyüklüğe denk geliyor.

Finansman kararının tamamen siyasi iradeye bağlı olduğu belirtilirken, AB ülkelerinin yüksek borç seviyeleri nedeniyle karar sürecinin zorlu geçeceği öngörülüyor. Bununla birlikte, destek sağlanmamasının Ukrayna’nın savaşta zayıflamasına ve Rusya’nın güvenlik tehdidinin AB sınırlarına daha fazla yaklaşmasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Diğer Haberler

Bizi Takip Edin

26,500BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
3,989AboneAbone Ol
- Reklam -spot_img

Güncel Haberler