Moskova’nın Washington’a ilettiği iddia edilen yeni Ukrayna planı, Kremlin’in yıllardır dile getirdiği maksimalist talepleri yeniden sahneye taşıyor. Kiev’in toprak kaybetmesini, ordusunun küçülmesini ve silahsızlandırılmasınıöngören bu taslak, ABD’nin artan yaptırım baskısı altında gündeme gelirken, Kiev’de ise ciddi tepkiyle karşılandı.
Planın Arkasında Kim Var?
Moskova’nın Washington’a ilettiği öne sürülen son Ukrayna taslağı, Kremlin’in savaşın ilk günlerinden beri savunduğu maksimalist taleplerin devamı niteliğinde. Ancak bu kez dikkat çeken nokta, Rusya’nın aynı talepleri yeniden ve daha organize bir çerçevede gündeme taşıması.
Bu yeni planın, Rusya’nın özel temsilcisi Kirill Dmitriyev tarafından hazırlanarak ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff aracılığıyla Washington’a sunulduğu düşünülüyor. ABD’de eğitim görmüş Kiev doğumlu Dmitriyev, uzun süredir Moskova ile Trump yönetimi arasındaki diplomatik temaslarda kilit rol oynuyor.
Ekim ayında ABD’ye giderek Washington yetkilileriyle görüşen Dmitriyev, daha sonra Miami’de Witkoff’la birkaç gün süren temaslarda bulundu. Resmî unvanıyla Dmitriyev, Rusya’nın egemen varlık fonu RDIF’ın başkanı ve Kremlin’in yatırım–ekonomi alanındaki özel temsilcisi konumunda.
ABD Hazine Bakanlığı’nın 2022’de “Putin’e yakın isim” olarak yaptırım listesine aldığı Dmitriyev’e, Washington’un bu yıl geçici vize kolaylığı sağladığı bildiriliyor.
ABD Yönetimi Ne Diyor?
Trump yönetiminin Moskova’ya yönelik tavrı, Alaska’daki Putin görüşmesinden sonra belirgin şekilde sertleşmiş durumda. Ekim ayında açıklanan paketle birlikte Rosneft ve Lukoil gibi Rusya’nın en büyük enerji şirketleri ağır yaptırım listesine alındı.
ABD Kongresi’nde hazırlanan yeni tasarı ise Rus petrolü ve gazı alan ülkelere yüzde 500’e varan ek gümrük vergisigetirmeyi hedefliyor. Bu düzenlemenin özellikle Hindistan ve Çin gibi büyük alıcıları etkilemesi bekleniyor.
Trump, “Rusya ile iş yapan her ülke ağır yaptırımla karşılaşacak” diyerek baskının artacağını vurguladı. Ancak Washington, Moskova’nın savaşı mevcut cephe hattında dondurmayı ve müzakerelere dönmeyi kabul etmesi hâlinde yaptırımları durdurabileceğinin sinyalini verdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, iki tarafın da görüşlerini temel alan bir fikir listesi üzerinde çalıştıklarını söyleyerek “Kalıcı barış için zor ama gerekli tavizler şart” açıklamasında bulundu.
Kiev’de Tepkiler
Moskova’nın son çerçeve planı Kiev’de hiçbir karşılık bulmadı. Ukrayna yönetimi, Rusya’ya toprak tavizi verilmesinikesin bir dille reddediyor. Kiev’e göre Kremlin’in bu talepleri, barış değil “teslimiyet dayatması” anlamına geliyor.
ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll’un başkanlık ettiği heyetin Kiev’de Zelenskiy ile görüşmesi beklenirken, masada hem sahadaki askerî tablo hem de olası ateşkes ihtimalleri yer alacak. Ancak Rusya’nın ilettiği iddia edilen önerinin bu toplantılarda gündeme gelip gelmeyeceği belirsiz.
Zelenskiy, çarşamba günü İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme sonrası, Rusya ile dört aydır askıda olan müzakereleri yeniden başlatmayı hedeflediğini açıkladı. Ankara’nın “gerekli platformu sağlamaya hazır olduğunu” belirtmesi sürecin dikkat çeken boyutlarından biri.
Ukrayna lideri, “Bu savaşı bitirecek güç yalnızca ABD ve Başkan Trump’ta” diyerek Washington’un arabulucu rolünü ön plana çıkardı.
Ukrayna’da Yolsuzluk Soruşturması Gölgesi
Rusya’nın öne sürdüğü yeni plan, Kiev’in en büyük yolsuzluk soruşturması ile sarsıldığı bir döneme denk geldi. Devlete ait Energoatom şirketini içeren geniş kapsamlı skandal nedeniyle bazı bakanlar ve üst düzey yetkililer istifa etmek zorunda kaldı.
Zelenskiy’nin ayrıca soruşturmanın merkezindeki isim olduğu iddia edilen eski iş ortağı Timur Mindich için yaptırım hazırladığı açıklandı.
Bu süreçte gözler, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak üzerinde. Yermak’ın geniş yetkileri uzun süredir tartışma konusuyken, adı geçen soruşturmada herhangi bir suçlamayla ilişkilendirilmiyor. Yine de Ukrayna’daki bazı sivil toplum kuruluşları ve milletvekilleri, Zelenskiy’den Yermak’ı görevden almasını talep ediyor.
Bu iç çalkantıların yaşandığı bir dönemde Moskova’nın planının gündeme gelmesi, Kiev yönetiminin elini daha da zorlaştırmış durumda. Özellikle Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir atmosferde, böyle bir teklifin ortaya çıkması Ukrayna açısından baskıyı artırıyor.


