
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Sergiy Korsunsky’den Anadolu Haber Ajansına röportaj
1) İlk olarak Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin 20. yılını doldurduğu bu günlerde, iki ülke ilişkilerinin geldiği nokta hakkında bir değerlendirme yaparmısınız?
Evet, Türkiye-Ukrayna arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının üzerinden 20 yıl geçti. Herşeyden önce şunu söylemek isterim ki, aramızdaki uzun soluklu ve dostluk temeline dayalı ilişkiden çok memnunuz. Ancak ilişkilerimiz bu 20 yılla sınırlı değil. Tarihimize baktığımızda 400 yıllık geçmişe dayanan ilişkimizin olduğunu görüyoruz. Bildiğiniz gibi, geçen sene Türkiye-Ukrayna arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kuruldu. Bu ilişkilerin geldiği boyut açısından çok önemli. Şunlarıda söylemek isterim ki, Türkiye ile Ukrayna arasında büyük bir ticaret hacmine sahibiz. Özellikle enerji, ulaştırma, turizm, inşaat alanlarında yoğun işbirliğimiz var.
2) Eski başbakan Timoşenko’nun yargılanması sürecinde hem kamuoyu hem de Avrupa Birliği yetkililerinden Ukrayna’ya yönelik eleştiriler yöneltiliyor. Özellikle Timoşenko’nun yakın çevresi, sağlık durumundan şüphe ettiklerini açıklıyorlar. Bu iddialar karşısında ne söyleyebilirsiniz?
Açıkça söylemem gerekirse bu durum bana çok tuhaf geliyor. Bir ülkenin başka bir ülkede yürütülen dava ile ilgili görüş bildirmesi, açıklamalarda bulunması tuhaf bir durum. Hangi temellere dayanayarak eleştiri yönelttiklerini bilmiyorum. Timoşenko’nun ile politik bağlantıları olan gruplar Avrupa’daki siyasi gruplardan dava konusunda geleştiriler geliyor. Başka bir ülkede buna benzer bir durum yaşansaydı, dış güçler bir başka bir ülkedeki davada verilen kararı değiştirmeye çalışsaydı, nasıl bir tepki verilirdi? Maalesef, 2009 yılında imzalanan doğalgaz anlaşması yüzünden böyle bir süreç yaşandı.
Sayın Timoşenko’nun sağlık durumuna gelecek olursak. Birçok defa Ukrayna’nın en iyi doktorların oluşan heyetler Timoşenko’yu tedavi etmek istedi, ancak malaesef kendisi bunu reddetti. Şimdi Kanada, Almanya gibi yabancı ülkelerden gelecek doktorlara tedavi olmak istiyor. Çok garip bir durum. Benzer bir durumun Türkiye’de yaşandığını düşünün, bir siyasi liderin Türk doktorların tedavisini kabul etmediğini. İlaç tedavisini neden kabul etmediğini anlayamıyorum. Fakat bu konu doktorlar tarafından takip edilmektedir.
3) Güney Akım projesi ile ilgili Türkiye, Rusya’ya onay verdi. Ancak siz, daha önce yaptığınız bir açıklamada, Güney Akım projesini “gerçekleşmeyecek bir proje” olarak tanımlıyorsunuz. Enerji alanında uzman bir kişi olarak sizi böyle düşündüren sebepler nelerdir?
İlk olarak şunu söylemek isterim ki, Güney Akım’ı desteklemiyoruz ve gerçekleşme perspektiflerini olmayan bir proje olduğunu düşünüyorum. Avrupa’nın doğalgaz sorununa çözüm getirmiyor. Ukrayna’nın gaz transfer sistemi çok iyi çalışıyor. Son 25 yıl içinde bir sorun yaşamadık. Bazı spekülasyonlar var, gaz hattında sorun olduğuna yönelik. Ama bunlar kesinlikle doğru değil. Gaz sisteminin modernizasyonu için çalışıyoruz.
Maddiyat olarak çok pahalı bir proje ayrıca ekolojik çevrede tehlike oluşturuyor. Proje Karadeniz’in altından geçecek ancak Kardeniz hidrojen sülfürü barındırıyor. Proje tamamen politik bir proje. Ayrıca bu proje Rus gazına bir alternatif oluşturmayacağı için de sorunlu.
Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan Trans-Anadolu Doğalgaz boru hattı projesi var. Türkiye’nin topraklarından geçecek boru hattıyla Azerbaycan gazı Avrupa’ya taşınacak. Bu gerçekçi poroje ve başarılı olmasını diliyorum. Bu proje Avrupa için alternatif oluşturacak. Avrupa’da bu proje destekleniyor ve sorun yaşanacağını sanmıyorum.
Bildiğiniz gibi bu yıl Amerika’da, Rusya’da, Fransa’da, Kazakistan’da ve birçok ülkede seçimler yapılacak. Bu seçimlerden sonra hem gaz transferi hemde gaz hatlarının modernizasyonu ve kullanımı konusunda daha profesyonel çalışabileceğimizi düşünüyorum.
4) Ukrayna enerji alanında alternatif güzergah arayışları içinde. Bu konuda Enerji Bakanlığı tarafından Ukrayna’nın Türkiye üzerinden gaz temin etmek istediği açıklandı. Bu konudaki son gelişmeler nedir?
Türkiye gaz transferinde çok önemli bir rol oynuyor. İran, Irak, Azerbeycan gibi doğalgaza sahip ülkeler ve Avrupa arasındaki doğal konumu Türkiye’ye avantaj sağlıyor. Bu noktada Trans-Anadolu doğalgaz hattı projesi çok önemli. Çünkü bu hatla Hazar gazı Avrupa’ya ulaşmış olacak. Ayrıca Türkiye’nin denizlerle çevrili olması da gemilerle diğer ülkelerden gaz almasını kolaylaştırıyor. Adeta bir terminal görevini üstleniyor. Örneğin Katar gazı bu şekilde Türkiye’ye gelebiliyor.
Biz Türkiye’yi çok ciddi bir enerji partneri olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Yanukoviç’in Türkiye’ye yaptığı son ziyarette de bu konular konuşuldu. Teknik olarak profesyoneller arasında çalışmalar devam ediyor. Türkiye’deki terminallere gelecek Hazar ya da Katar gazını almayı düşünüyoruz. Ukrayna şu an gaza çok fazla para ödüyor. Bu sorunu alternatiflerle çözmeye çalışıyoruz. Elbette Rusya ile işbirliğine devam edeceğiz ancak Türkiye üzerinden de gaz alımı yapmak istiyoruz. Kaynak çeşitliliği bizim için önemli.
5) Türkiye-Ukrayna arasındaki ilişkilerde stratejik partner tanımlamasının yapıldığını görüyoruz. Ukrayna – Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısı da bu çerçevede yapıldı. “Stratejik partner” tanımlaması sizin için ne anlama geliyor?
“Stratejik işbirliği” tanımlaması diplomatik dilde ilişkilerin en üst seviyede olduğunu gösterir. Ülkelerimiz arasında her alanda üst düzey diyaloglar gerçekleştiriyoruz; siyaset, kültür, ticaret, vb. Özellikle enerji alanında işbirliğimiz çok önemli ve ön plana çıkıyor. Bu çerçevede Ukrayna-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin kurulması önemli. Petrol arama ve üretimi konusunda ortak çalışma grubu kurduk, vizeleri kaldırıyoruz. Tüm bu adımları karşılıklı işbirliğiyle atıyoruz. Türkiye Uluslar arası arenada da önemli bir role sahip. Ekonomik olarak dinamik bir gelişme var. Türkiye ve Ukrayna Avrupa’nın da bir parçası. Karadeniz’de kıyısı olan iki ülkeyiz. Hava şirketlerimiz arasında ortak uçuş anlaşması imzalandı. Bu da çok önemli işadamlarımız, vatandaşlarımız için. Belirttiğim tüm bu sebeplerden dolayı ilişkilerimizde “stratejik partner” tanımlamasını kullanıyoruz.
6) Türk özel sektörünün Ukrayna’da ciddi yatırımları var. Örneğin sadece Turkcell’in yatırımı 1 milyar dolardan fazla. Yatırımların ve ticaret hacminin geldiği son nokta nedir?
İlk önce şunu söylemeliyim ki bu yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmimiz 5 milyar dolardı. 2008 yılında ekonomik krizden dolayı bir düşüş yaşadık ancak bu dönemi atlatıyoruz. Türk firmalarının Ukrayna’daki yatırımlarından çok memnunuz, Turkcell, Doğuş, Gülsan, Onur ve birçok firma Ukrayna’da aktif olarak çalışıyorlar. Kiev’de göreceğiniz en büyük havalimanı terminali Türk firması tarafından yapıldı. Ayrıca tüm inşaat çalışmalarında alıcı ya da aracı firma olarak mutlaka bir Türk firması görürsünüz. Çok kaliteli ve başarılı işler yapıyorlar. Türk tekstil sektörünün de Ukrayna’da önemli yatırımları var. Çok sayıda Ukrayna vatandaşı tatil için öncelikli olarak Türkiye’yi seçiyor. Biz ilişkilerin bu yoğunlukta artarak devam etmesini istiyoruz.
7) Son olarak Euro 2012 hazırlıklarına değinmek istiyorum. Futbolu sevdiğinizi ve Fenerbahçeli olduğunuzu biliyorum. Hazırlıklar nasıl gidiyor?
İlk önce ben Dinamo Kiev’i tutuyorum, fakat burada Türkiye’de Fenerbahçeyi destekliyorum. Sayın başbakanınız Erdoğan’da Fenerbahçeli ve bu yüzden gördüğünüz gibi sarı-lacivert renklerde kravat taktım. Euro 2012 hazırlıkları yolunda gidiyor, bir sorun yok.Böylesine büyük bir organizasyona evsahipliği yapacağımız için çok mutluyuz. Kiev çok güzel ve tarihi bir şehir, çok sayıda yeni stadyum yapıyoruz, Türk firmaları ve işçileri de bu çalışmalarda yer alıyor. Örneğin Donetsk şehrinde bulunan önemli stadlarımızdan birisi ENKA tarafından yapıldı. İlk başlarda Ukrayna’nın bu işi yapamayacağını söylemişler, olumsuz eleştiriler yöneltmişlerdi. Ancak bu eleştirilerin yersiz oldukları ortaya çıktı. Ukrayna’da da Türkiye’de olduğu gibi futbolun önemli bir yeri var. Fenerbahçeyi destekliyorum çünkü renkleri Ukrayna bayrağının renklerine benziyor. Tüm Türk taraftarları turnuva için Ukrayna’ya bekliyoruz ve “Buyrun” demek istiyorum.
http://www.mfa.gov.ua/turkey/tur/publication/content/58088.htm


