DENİZ BERKTAY
KİEV – Doğu Slavları’nın Hıristiyanlığı kabulünün 1021. yıldönümü kutlamaları çerçevesinde Moskova Patriği Kiril ile birlikte Kiev’e gelen Rus Ortodoks Kilisesi Dış İlişkiler Dairesi’nden Rahip İgor Yakimçuk, Moskova Patriği Kiril’in İstanbul’da Fener Rum Patriği; Ankara’da da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmesini ve Fener ile Moskova patrikhaneleri arasındaki ilişkiyi, Cumhuriyet gazetesine değerlendirdi.
– Moskova Patrikhanesi olarak Fener Patrikhanesi’nin Ortodoks dünyasının lideri olma iddiasını siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
– Bizans İmparatorluğu’nun Ortodoks dünyasında sahip olduğu önemden ötürü, Fener Patrikhanesi, Ortodoks dünyasında eşitler arasında birinci olarak kabul edilir. Fakat Fener Rum Patrikhanesi’nin birincil statüsü, yönetim yetkisi açısından birinci olduğu anlamına gelmez. Bu, tamamıyla, tarihten kaynaklanan onursal bir birinciliktir. Yoksa, Fener Rum Patrikhanesi’nin Ortodoks dünyası üzerinde yetki sahibi olduğu anlamına gelmez. Zaten Ortodoks dünyasında, Katolik dünyasında olduğu şekilde tek bir iktidar odağından söz etmek mümkün değildir.
– İki kilisenin, gerek Estonya gerekse Ukrayna nedeniyle çok gergin ilişkiler yaşadığı biliniyor. Son ziyarette neler değişti?
– İstanbul ziyareti sonrasında, ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açtık. Sorunlarımız hâlâ devam ediyor. Fakat sorunlarımızı çatışma vesilesi yapmak yerine, diyalog ortamında ele almaya karar verdik. Estonya ve Ukrayna konularında, kiliselerimiz, bazı karşılıklı adımlar attılar. Estonya’da Fener Patrikhanesi ile Moskova Patrikhanesi’ne bağlı olan iki ayrı Ortodoks kilisesi var. Bunların arasında sürekli bir çatışma durumu yaşanıyordu. Avrupa Kiliseler Birliği, Fener Patrikhanesi’ne bağlı olan kiliseyi üyeliğe kabul etmesine rağmen, Moskova Patrikhanesi’ne bağlı olan Estonya Ortodoks Kilisesi, üyeliğe kabul edilmemişti. Şimdi ise Fener Patrikhanesi, Moskova Patrikhanesi’ne bağlı olan Estonya Ortodoks Kilisesi’nin de Avrupa Kiliseler Birliği’ne üye olmasını kabul etti. Fakat Estonya’da iki kilisenin yakın gelecekte birleşeceğini söylemek, mümkün değil. Zira Fener ile Moskova anlaşsa bile, yerel düzeydeki sürtüşmeler uzunca bir süre, devam edecek.
‘Fener’in cılız cemaatine destek olacağız’
– Fener Patrikhanesi’nden, Ukrayna’nın Moskova’nın ruhani alanına ait olmadığına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştı…
– Bu değerlendirmeleri yapan Patrik Bartholomeos değil, onun bazı temsilcileriydi. Patrik, İstanbul görüşmelerinde de Ukrayna’nın Moskova Patrikhanesi’nin ruhani alanında olduğunu teyit etti. Fener, Ukrayna’da Moskova’dan ayrılıp Fener’e bağlanmayı savunan milliyetçilere destek anlamına gelecek bazı adımları atmaktan, bu ziyaret sırasında vazgeçti. Fener Patrikhanesi de gördü ki, devlet başkanlığı seçimleri öncesinde siyasi gerilimlerin sürdüğü Ukrayna’da kilise konusunu gündeme getirerek gerilimi arttırmanın Ortodoks dünyasında hiç kimseye bir faydası olmayacak.
– Başka hangi konular ele alındı?
– Fener Rum Patrikhanesi’nin cemaati, bugün birkaç bin kişiye inmiş durumda. Patrikhanede gerek cemaat, gerekse din adamı yönünden sorunlar yaşanıyor. Oysa, Türkiye’de sadece Antalya ilinde, sadece Rusya’dan Türkiye’ye göç etmiş ve Türk vatandaşlığına geçmiş olan 15 bin kişi var. Bunların önemli bir kısmı, Ortodoks. Bunlara, eski Sovyet ülkelerinden göç etmiş ve Türk vatandaşlığına geçmiş olan Ortodoks kökenlileri eklediğimizde, Türkiye’de yerleşik duruma gelmiş önemli bir Ortodoks nüfusla karşılaşıyoruz. Biz, Moskova Patrikhanesi olarak, bu kişilerin Fener Patrikhanesi’nin cemaatine dahil olmalarını teşvik ederek Fener Patrikhanesi’nin toparlanmasına yardımcı olabilir ve kendi din adamlarımızı, Fener Patrikhanesi adına ayin idare etmeleri için Türkiye’ye gönderebiliriz. Türkiye toprakları, Fener Patrikhanesi’nin ruhani alanı içinde bulunuyor.
– Moskova Patrikhanesi’nden bir heyet, ilk kez Ankara’yı ziyaret ederek Türkiye’nin yöneticileri ile görüştü. Ankara’da Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüşmenizde hangi konular ele alındı?
– Sovyet ülkelerinde doğmuş ve Türkiye’ye yerleşmiş ve olan Ortodoksların Türkiye’deki hakları konusu ele alındı ve Başbakan, bu Ortodoksların ihtiyaçları konusunda gerekenleri yapacağını söyledi. Ayrıca, Türkiye ve Rusya’nın pek çok alanda yakınlaştığını göz önünde bulundurarak bu ilişkilerin insani alanda da etkili olması konusunda karşılıklı niyetlerimizi belirttik.
– Yani, güney bölgelerinde Ortodoks kiliselerinin inşa edilmesi konusu da mı ele alındı?
– Hayır. Bu konuyu biz bu aşamada gündeme getirmeyi uygun görmüyoruz. Ziyarette genel olarak, eski Sovyet ülkelerinden Türkiye’ye göç eden Ortodoksların dini ihtiyaçları konusu ele alındı.
(Cumhuriyet)


