08:31 am - Monday 05 December 2016
| | |


Ukrayna’ya önemli bir Türk yatırımı daha geliyor, Burak Pehlivan

By TUİD WebAdmin - Çar May 04, 10:02 am

IMG_20781

Uluslararası Uygunluk Değerlendirme A.Ş.(ICAS) yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü Dr. Veysel Türkel ile şirketin teknik müdürü Eyüp Hamdi Kabasakal’ı, TUİD genel merkezinde konuk ediyoruz. ICAS, öyle herhangi bir firma değil zira Türkiye’de standartları belirleyen kurum olan Türk Standartları Enstitüsü(TSE) tarafından, toplam büyüklüğü 200 milyar doları bulan dünya uygunluk değerlendirme pazarında pay sahibi olabilme hedefiyle 2014 yılında 100 milyon TL başlangıç sermayesiyle kurulmuş bir şirket. Yerli ve yabancı kalifiye uzmanlarla çalışan ICAS, uluslararası işbirlikleri ve laboratuvar anlaşmaları yaparak kuruluşundan bu yana geçen kısa sürede muadil kuruluşlarla rekabet edebilir bir seviyeye gelmiş.

Dünya Helal ürün belgelendirme pazarı 20 milyar dolar ve bu alanda Batılı firmaların hegemonyası var

Genel müdür Dr. Veysel Türkel ile sohbetimizden anlıyoruz ki TSE, ICAS aracılığıyla gözetim, denetim ve belgelendirmeye dönük hemen hemen her alanda faaliyet gösteriyor. Tedarikçi denetimi, tesisat kontrolü, limanlarda miktar ölçümü, yükleme/tahliye kontrolleri, asansör denetimleri bu alanlardan yalnızca birkaçı. Her türlü kalibrasyon ölçümü ICAS’ın kendi gelişmiş laboratuvarı ve işbirliği halinde olduğu laboratuvarlar sayesinde gerçekleştirilebiliyor. ISO 9001, 14001,18001,22000 gibi kalite, çevre, iş ve gıda güvenliği yönetim belgeleri verilirken; CE, helal gıda ve helal kozmetik ürün belgelendirmesi de yapılabiliyor. Dünya Helal ürün belgelendirme pazarının büyüklüğünün 20 milyar dolara ulaştığının ve şirketin hedeflerinden birinin de Batılı firmaların  mevcut hegemonyasını kırarak bu alanda önemli bir pazar payına ulaşmak olduğunun da burada altını çizelim. ICAS, ayrıca tüm bu alanlarla ilgili uzman personeller için eğitim programları da düzenleyerek, sadece denetim ve belgelendirme yapmakla kalmıyor, standartların kalıcı olarak korunması ve gelişmesi açısından en önemli unsur olan insan kaynağının geliştirilmesine de katkıda bulunuyor.

Dünyada bugünkü manada ilk standartlar 1502 yılında bu topraklarda, Bursa’da ortaya koyuldu

Standartların belirlenmesi, daha sonra bu standartlara göre denetim yapacak şirketlerin seçimi ve son olarak ise bu şirketler tarafından uygunluk değerlendirilmesinin yapılması, değerlendirme-standart belgelendirme sisteminin üç ana aşamasını oluşturuyor. Ülkemiz ne yazık ki bu üç alanda da uzun yıllar çok gerilerde kaldı. Halbuki Dünyanın bugünkü manada ilk standart belirlemelerinden biri, belki de birincisi bu topraklarda, II. Beyazıt’ın emriyle, Kanuname-i İhtisab-ı Bursa(Bursa Belediye Yasası) adıyla 1502 yılında, Bursa’da yürürlüğe koyuldu. Sultan Beyazıt, şehirde satılan tüm ürünlerin özelliklerine göre fiyatlarının belirlenmesini, ürün nitelikleri ve fiyatlarındaki değişimlerin oluşturulan bu ilk standartlara göre takip edilmesini bu kanunname ile emrediyordu. Dünya, zamanla bu alanda ilerlerken maalesef ülkemiz gerekli değişim ve dönüşümleri yapamadı. Türk Standartları Enstitüsü’nün kuruluşu bile ancak 1960 yılında gerçekleşti.

ICAS’ın varlığıyla Türkiye koyduğu standartları ihraç eden ve dünyanın her yerinde uygunluk değerlendirmesi yapabilen bir ülke haline gelecek

Konuklarla sohbete devam ederken, hafızam beni 90’lı yıllara, Teknik Üniversite’deki kalite kontrol dersine götürüyor. Ders esnasında incelediğimiz grafikte, son birkaç yılda Avrupa’da ISO 9001 belgesi alan firma sayısında Türkiye’nin açık ara liderliği göze çarpıyordu. İlk başta önemli bir başarı gibi gözüken bu durum, süreç tam manasıyla irdelendiğinde aslında ülkemiz açısından bir olumsuzluğu yansıtıyordu. Sanayimizdeki standartlar Batılı rakiplerine göre o kadar düşük ve onlarınv o kadar gerisindeydi ki Avrupalılar artık başka standartlar oluştururken biz ancak 1987 yılında ISO’nun oluşturduğu, ISO 9001 temel standartlarını işletmelerimize alarak onları yakalamaya çalışıyorduk. Son 20 yılda köprünün altından çok sular geçti. Ülkemizde birçok alanda dünya standartlarında üretim yapan, gelişmiş ülkelerdeki rakipleriyle yalnız fiyatta değil kalitede de rekabet edebilen artık binlerce, on binlerce işletmemiz var. Bugün geldiğimiz noktada bir adım daha ileri gidiyoruz. ICAS’ın varlığıyla artık standart ihraç eden, uluslararası arenada denetim konusunda rekabet edecek ve başka ülkelerde yaptığı denetimlerle Türk malının imajına, Türkiye’nin yumuşak gücüne katkıda bulunacak bir yapı ortaya çıkarıyoruz.

Bu yatırım Türkiye’nin, Ukrayna’nın geleceğine  olan güveninin de bir göstergesi

ICAS’ı Türk Standartları Enstitüsü’nün küresel yüzü olarak değerlendirmek mümkün. Kuruluşun, dost ve kardeş Azerbaycan’da şirket açma çalışmaları sonrasında, bir başka dost ülke Ukrayna’da irtibat ofisi açma kararı alması ve bu konuda çalışmaların ivedilikle başlatılması, hiç kuşkusuz, Ukrayna’nın ülkemiz için taşıdğı önemin ve bu ülkenin büyüme potansiyeline Türkiye’de devlet düzeyinde duyulan güvenin de bir göstergesi.

ICAS’ın başına geçmeden önce 20 yıl İGDAŞ’ta üst düzey yöneticilik yapan Dr. Veysel Türkel’in Ukrayna’ya ilgisi aslında yeni değil, Türkel,  basınçlı kaplar, boru teknolojileri ve kaynak konularında uzman bir isim. Paton gibi renkli kaynak konusunda dünya çapında bir bilim adamı çıkaran ve boru teknolojileri konusunda dünyada haklı bir şöhrete sahip olan Ukrayna, dolayısıyla Veysel Türkel’in ilgi alanına yıllar önce girmiş. Hatta 2010 yılında Lviv Ivano-Frankivsk Teknik Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak bir süre ders vermesi söz konusu olduysa da, Türkiye’deki profesyonel çalışma yaşamının yoğunluğu buna engel olmuş.

ICAS, Azerbaycan’dan sonra ikinci yurtdışı yapılanmasını Ukrayna’da yapıyor

O dönem Ukrayna’ya gelemeyen Türkel, bu sefer çok doğru bir zamanlamada Ukrayna’ya ekibiyle birlikte adım atıyor. Avrupa Birliği ile Ortaklık Antlaşması yapan ve Serbest Ticaret Antlaşması imzalayan Ukrayna, Sovyetler Birliği kökenli binlerce standardını değiştirirken, on binlerce sayfalık mevzuatını AB normlarına uyduracak. CE belgesi ülkede zorunla hale gelirken, Ukraynalı firmalar, AB’deki üreticiler ile rekabet edebilmek için hızla standartlarını yükseltmek ve bu standartları yerindelik denetimleriyle belgelendirmek durumunda kalacaklar. İşte bunun için ICAS’ın  bir irtibat ofisiyle ülkede bugünden yapılanması ve bu ofisi hızla şirkete dönüştürmesi yeni oluşan bu büyük pazarda firmaya büyük avantaj sağlayacak.

Bundan 5 yıl önce, TUİD yönetimi olarak yurtdışı Türk işadamı dernekçiliğinin yapılış tarzını geliştirme, bu konuda standartların belirlenmesine ve ilerletilmesine katkıda bulunma vizyonuyla yola çıkmıştık. O gün için bu hedefler belki de biraz fazla iddialı gözüküyordu. Ancak TUİD, önce 2012 yılında, Doğu Avrupa’nın en başarılı Türk işadamları derneği seçilirken, bugün ise dünyadaki en başarılı birkaç yurtdışı Türk işadamı derneğinden biri, bu alanda örnek bir model olarak gösteriliyor.  Kaderin garip bir cilvesi ki, TUİD’de başkan olarak konuk ettiğim ilk misafirlerimiz de ülkemizin bu noktada standartları belirleyen kurumu olan TSE’nin küresel yüzü olan ve yalnız Türkiye’de değil dünyanın her yerinde gözetim, ölçüm, denetim ve belgelendirme yapma vizyonuyla ortaya çıkan ICAS’ın yöneticileri oluyor. Yine sanırım kaderin bir cilvesi ki, toplantımız genel müdür Dr. Veysel Türker’in “TUİD’i bu toplantı öncesinde ayrıntılı olarak inceleme olanağı buldum, hakikaten farklı bir Türk işadamı derneğisiniz. Yaptıklarınızdan, faaliyetlerinizden çok etkilenmiştim. Toplantı sonrasında ise olumlu düşüncelerim daha da pekişti. Siz, dernekçilik açısından üzerinde durulması, incelenmesi gereken önemli standartlar ortaya koyuyorsunuz” sözleriyle  sona eriyor.

Burak PEHLİVAN

www.burakpehlivan.org
http://twitter.com/bpehlivan
https://www.facebook.com/pages/Burak-Pehlivan/170855116313709

TUID bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol