09:56 pm - Saturday 03 December 2016
| | |


Türk-Rus krizi bitiyor mu?…

By TUİD WebAdmin - Paz May 29, 1:38 pm

turk-rus-krizi-bitiyor-mu_1464513956

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, 24 Kasım’da bir Rus uçağınının düşürülmesinden bu yana Türkiye ile diyalog kapısını ilk kez aralaması büyük önem taşıyor, ancak hemen büyük beklentilere girmemek gerekiyor.

Önce Putin’in Atina ziyareti sırasında yaptığı açıklamaya bakalım:

“Türkiye ile savaşmayı hiçbir zaman düşünmedik. Hiçbir zaman da o noktaya gelmeyeceğini umuyorum. Türk tarafından birtakım izahatlar işitiyoruz. İkili ilişkilerin yeniden düzeltilmesi gerektiğini duyuyoruz. Ancak özür ve verilen zararın tazmin edileceği açıklaması bir türlü gelmiyor. Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesini biz de istiyoruz. Fakat ilişkilerimizi bozan taraf biz değiliz. Dolayısıyla ilk adımı Ankara’nın atması gerekiyor. Ayrıca şunu da söylemek isterim. Geride bıraktığımız onlarca yılda Rusya olarak Türkiye ile yakın ilişki kurmak için büyük çabalar sarf ettik. Durup dururken tüm bu kazanımları bir çırpıda yok edecek adımın niye atıldığını hâlâ anlamış değilim. Uçağımız vurulmakla kalmadı, paraşütle atlamayı başaran pilotumuz yerden açılan ateşle öldürüldü. Özellikle bu son söylediğimin uluslararası hukuka göre savaş suçu sayıldığını da hatırlatmak isterim. Diğer taraftan şimdi ‘Olan oldu’ demek kalıyor. Günümüzde Türk tarafıyla farklı kanallar kullanılarak devamlı temas halindeyiz. Birtakım somut adımlar atmalarını beklediğimizi çok iyi biliyorlar. Ancak şimdilik böyle bir adım atılmıyor.”

Neresinden bakarsak bakalım, diplomasi dilinde bu açıklamaları “Türkiye ile diyalog kapısını aralama” dışında bir şekilde yorumlamak mümkün değil. 24 Kasım’da “Türkiye bizi sırtımızdan vurdu” diyen Putin’den “Olun oldu”diyen Putin’e gelmek kesinlikle dikkat çeken bir değişim. Üstelik Putin ve Rus sözcüler sık sık, Türkiye’de iktidar değişikliği olmadan krizin çözülemeyeceğini vurgulayan açıklamalar yapmıştı

Ancak, bu açıklamayı hemen “Türk-Rus” ilişkileri düzeliyor”diye yorumlamak mümkün değil çünkü Moskova’nın koşullarında henüz değişen bir şey yok. Bu koşullar, Türkiye’nin düşürdüğü uçak için özür dilemesi, pilotları öldürenlerin yargılanması ve tazminat ödenmesiydi. Türkiye şimdiye kadar bu koşullardan sadece birini yerine getirmek için adım atar gibi yaptı, pilotu öldürdüğü öne sürülen Alparslan Çelik’i tutukladı, ancak daha sonra serbest bıraktı. Dolayısıyla, Putin’in son açıklamasına da bakıldığında Moskova’nın üç koşul ısrarında aslında herhangi bir değişiklik olmadığı ortaya çıkıyor.

Peki, değişen ne?

Değişen Putin’in üslubu…Şimdiye kadar başkanlık döneminin en sert sözlerini Türkiye için kullanan ve açıkça” düşman” diyen Putin’in 24 Kasım’dan bu yana ilk kez üslubunu yumuşattığını görüyoruz. Çok muhtemeldir ki, önümüzdeki günlerde diğer Rus yetkililerden benzer açıklamalar duyacağız. Yani değişen Rusya özünde aynı şeyi ilk kez farklı şekilde söylemeye başlıyor.

Elbette bunlar önemli ama asıl önemlisi bu sözlerin gerçek hayatta karşılık bulup bulmayacağı. Putin’in açıklamayı yaptığı güne kadar Rusya’dan Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımları yumuşatmaya başladığı yolunda en küçük bir işaret görmedik, tersine Moskova’nın öfkesi aynı tonda devam ediyordu.

Üslup değişikliğinin nedenini bir çırpıda çözmek zor…

Uçak olayını içte ve dışta bol bol propaganda malzemesi olarak kullanan Ruslar amacına ulaşmış olabilir. Moskova Ankara’yı yeterince “cezalandırdığı”na kanaat getirmiş olabilir. Türk hükümetinin ısrarıyla ilişkilerin düzelmesi için arabuluculuk yapan ülkelerin çabası meyvesini vermiş olabilir. Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar Moskova’nın da canını yakacak noktaya varmış olabilir. Ruslar kriz sürdükçe Türkiye’deki yatırımların ve potansiyel yatırımların tehlikeye düştüğünü düşünmeye başlamış olabilir. Rusya Türkiye’ye zorla yaptıramadığını tutumunu yumuşatmış görünerek elde etmeye çalışıyor, yani diplomaside çok kullanılan “havuç-sopa” taktiğini uygulamaya başlamış olabilir. Ruslar, diyalog çağrısı yaparak uluslararası alanda “hırçın devlet” imajından kurtulmak için taktik bir adım atmış olabilir.

Bundan sonraki gelişmeleri Türkiye’nin tavrı belirleyecek.

Hayatın ilginç kuralı bir kez daha doğrulanmış oldu…

Ne söylediğiniz değil, nasıl söylediğiniz önemlidir…

Türk-Rus ilişkileri o kadar dibe vurdu ki, bir kaç kelimelik bir açıklama umut doğurabiliyor.

Umutlu olmasına olalım ama temkini elden bırakmayalım ve işlerin hemen yoluna gireceği hayaline kesinlikle kapılmayalım.

Daha gidecek çok yol var…

http://www.medyagunlugu.com/

TUID bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol