08:34 am - Monday 05 December 2016
| | |


TUİD Herson Şube başkanı Ali Bulut “Türk yatırımcılar Ukrayna tarım sektöründeki yerlerini almalı”

By TUİD WebAdmin - Çar Kas 02, 4:26 pm

20161101_174632

Uzun yıllardır Ukrayna’da faaliyet gösterdiğim tarım sektörü ve yatırım konularında DHA’na (Doğan Haber Ajansı) işadamlarımızı bilgilendirici bir roportaj verdim. Ulusal gazetelerde yer alan röportaja bu adrestenulaşabilir veya aşağıda tam metnini okuyabilirsiniz.

Batılı şirketlerin uzun yıllardır yatırım yaptıkları Ukrayna tarım sektöründe Türk yatırımcıları maalesef olması gerektiği yerde değiller. Umarım işadamlarımızın Ukrayna’ya ve tarım sektörüne ilgisi artarak devam eder.

http://www.bulutali.com

http://www.facebook.com/AliBulut23

http://www.twitter.com/AlBlt

20161101_183908.png

TUİD Herson Şubesi Başkanı Bulut: “Türk yatırımcılar Ukrayna tarım sektöründe yerlerini almalı”

Ukrayna’da tarım sektöründeki önde gelen Türk yatırımcılarından biri olan Türk Ukrayna İşadamları Derneği (TUİD) Herson Şubesi Başkanı Ali Bulut, Avrupa’nın tahıl ambarı olarak bilinen Ukrayna’da tarım sektörünün bugünkü durumunu, Doğan Haber Ajansı’na değerlendirdi.

– Siz yaklaşık 15 yıldan bu yana, Ukrayna’da tarım alanında faaliyet gösteren bir Türk işadamısınız. Günümüzde Ukrayna tarım sektörüne ilgi arttığı için, öncelikle şunu sormak isterim: Ukrayna, Avrupa’nın tahıl ambarı olarak bilinegelmiştir ve Avrupa’nın en bereketli toprakları, Ukrayna’da bulunuyor. Peki günümüzde tarım sektörü Ukrayna ekonomisinde nasıl bir yere sahip?

* Öncelikle şunu hatırlatarak başlamak isterim sözlerime: Sadece Avrupanın değil, dünyanın da en verimli toprağı olarak kabul edilen ve “Çernazyom” olarak bilinen, Türkçesi “karatoprak” olarak bilinen toprak türünün yüzde 30’u, Ukrayna sınırları içinde yer almaktadır. Humus oranı çok yüksek olan bu topraklar, Ukrayna’nın batısındaki Vinnitsa bölgesinden başlayıp doğudaki Harkov ve Donetsk bölgelerine doğru uzayan bir bant üzerindedir. Ülkedeki karatoprak sınıfındaki arazilerin toplam miktarı 28 milyon hektardır, ki bu rakam Britanya’nın yüzölçümünden daha fazladır.
Tarımda sadece toprağın kaliteli olması yüksek verim için yeterli değil tabii ki. Ukrayna ayrıca, uygun iklim şartlarının verimli topraklarla buluştuğu yerdir. Topraklarının %70’i tarıma uygun olan ve geçmişte Sovyetler Birliği’nin “ekmek sepeti” olarak adlandırılan Ukrayna, son yıllarda modernleşmeye başlayan tarım teknolojisi, kaliteli tohum, gübre ve ilaç gibi etkenlerle artık tüm Karadeniz havzasında ve dünya gıda piyasasında öne çıkıyor.
Ukrayna’ya yeni gelidğim dönemde, yani 2003 yılında, ülkenin tahıl rekoltesi, 30 milyon ton civarındaydı. Son üç yılda ise bu rakam artık 60 milyon tonun üzerinde. ABD’deki modern tarım teknolojisini bugün Ukrayna’da kullanmak mümkün olsaydı, rekolte 100 milyon tonun üzerinde olurdu. Dolayısıyla Ukrayna’nın potansiyel rekoltesi, 100 milyon tonun üzerindedir. Bu hızlı gelişim ve potansiyel, dünyanın dikkatini ve ilgisini çekiyor.
190 ülkeye tarım ürünleri ihracatı yapan Ukrayna, dünya ayçiçekyağı üretiminin yüzde 50’sinden fazlasını gerçekleştiriyor. Ayrıca, ayçiçekyağı ihracatında dünya birincisi, tahıl ihracatında ikinci, mısır ve balda üçüncü, arpada dördüncü, unda beşinci, buğday ve soyada altıncı sırada. 2015’de tahıl ürünleri ihracatı 35 milyon ton idi. Burası, dünyada 600 milyon insanı doyurabilecek üretim potansiyeline sahip bir ülke.
Bu genel bilgilerden de hemen anlaşılacağı üzere Ukrayna dünya için önem taşıyor; tarım da, Ukrayna ekonomisi için büyük önem taşıyor. Her beş Ukraynalı’dan biri, tarım sektöründe çalışmaktadır. GSMH’da tarımın payı, yüzde 14’tür. Tahıl ürünleri ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 40’a yaklaşmaktadır. Dolayısıyla Ukrayna’da tarım sektörü, ülkenin dış ticaret açığının kapatılmasında ve ödemeler dengesinin korunmasında en önemli kaynaktır. Tarım ürünleri ve mamülleri ihracatından elde edilen gelir, 14 milyar dolar civarındadır. Tarım sektörü devlet bütçesine günde 30 milyon ABD doları tutarında gelir kazandırmaktadır. 2015 yılında tarım sektöründen kaynaklanan 45 milyar grivna (Ukrayna ulusal para birimi) KDV beyan edilmiş ve 15 milyar grivna vergi ödenmiştir.
Rusya ile olan kriz sebebiyle ülkenin doğusundaki kömür ve metalurji sanayini kullanamayan Ukrayna, çok büyük gelir kaybına uğradı. Bu şartlar altında tarım sektörü, ülke ekonomisi için daha önemli hale geldi.

– Özellikle hangi ürünlerde Ukrayna ön plana çıkıyor?

* Ukrayna, toprak ve iklim şartları itibari ile çok geniş bir üretim yelpazesine sahip. Ancak, karlılık, verim ve diğer parametreler değerlendirildiğinde son yıllarda yağlı tohumlar ülke genelinde daha yaygın ekilmeye başlamıştır. Ayçekirdeği, soya, kanola, mısır, ekilen arazi miktarı, üretilen mal miktarı ve karlılık olarak öne çıkan ürünlerdir. Tabii ki buğday, arpa, patates, şeker pancarı gibi geleneksek ürünlerin ekimide devam etmekle beraber bunların ekildiği arazi miktarlarında önemli artış gözlenmemektedir. Son yıllarda bazı bakliyat ve baharat çeşitlerinin tarımına ilgi artmıştır. Fasulye, nohut, mercimek, bezelye,pirinç kişniş, kinoa bunların başında gelmektedir.

– Ukrayna’da özellikle tarım sektöründe iş yapmanın avantajları ve zorlukları nelerdir?

* Öncelikle avantajlarından bahsetmek isterim. Çok yüksek rekoltelere rağmen Ukrayna’da tarım, gelişmekte olan bir sektördür. ABD, Kanada ve AB gibi ülkelerle mukayese edildiğinde ortalama verim düşüktür. Tohum, ilaç, gübre ve mekanizasyonda yapacağınız iyileştirmeler sizi hep ileriye götürüyor. Toprak ve iklim şartları sizi pek fazla üzmüyor. Arada sırada başgösteren dolu ve don zararına rağmen kuraklık, sel gibi afet riski düşük. Arazilerin çok küçük parçalara bölünmemiş olması, hepsinin bir yerde olması, büyük bir avantaj. Zira böylelikle, makine-ekipman ve iş gücünüz ile arazinizde konsantre oluyorsunuz, birim maliyeti düşürebiliyorsunuz. Arazilerin büyük olması ürün çeşitliliği yapmanıza imkan veriyor ve verim, fiyat gibi konularda riski dağıtabiliyorsunuz. Büyük arazilere sahip olmak, sizin yeni ürün denemelerinize, deney arazisi ayırmanıza ve AR-GE çalışmaları yapmanıza imkan veriyor. İşçilik maliyetleri de, düşük.
Dezavantajları ise, daha çok ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi kriz ile ilgili. Herşeyden önce vergi sisteminin çok sık değişmesi ve devletin açıklarını kapatmak için çiftçiden alınan vergileri yükseltmesi, önemli sorun. Kayıt dışı ekim ve faturasız mal satışı resmi çalışan çiftçiyi olumsuz etkiliyor. Hukuk sistemindeki adaletsizlik, işadamlarına güven vermiyor. Tarım arazilerinin özelliştirilmesindeki belirsizlik, uzun vadeli plan ve yatırım yapmanızı engelliyor. Bankacılık sistemindeki sorunlar ve çiftçinin finansman kaynaklarına ulaşamaması, sektörün büyümesine engel oluyor. Devlet teşvikleri, maalesef sadece kağıt üzerinde kalıyor. Ülkenin müzmin sorunlarından olan rüşvet, bu sektörün de önemli problemlerinden biri. Arazilerin dev holdinglerin eline geçiyor olması, küçük çiftçinin önünü kesiyor. Türkiye’de çok büyük kabul edilen 2-3 bin hektarın küçük arazi kabul edildiği Ukrayna’da işletme ve işlem kontrolü, hırsızlık önemli zorluklardan biri.

– Siz, neredeyse onbeş yıldır, Herson kentinde faaliyet gösteriyorsunuz. Neden Herson?

* Benim Herson ile tanışmam expat olarak çalıştığım yıllara dayanıyor. Sektöründe Türkiye’nin önde gelen holdinglerinden birinin uzun yıllar Rusya ve Ukrayna bölge müdürlüğünü yürüttüm. İkibinli yılların başında Kazak ve Rus orijinli transit buğday yüklemelerimizde Herson, seçtiğimiz lojistik üstlerden biriydi. O yıllarda yüzbinlerce ton yüklemelerimiz oluyordu Herson limanından. İlerleyen yıllarda Ukrayna’lı dostlarımın da teşviği ve desteği ile kendi işimi kurarak Herson’da tarım sektörüne geçtim. Toprak kalitesi, verimlilik, karlılık gibi kriterler değerlendirildiğinde, haddizatinda Herson ülkenin tarımda önde gelen bölgelerinden biri değildir. Ancak, konumu, lojistik imkanları, limanı gibi avantajları ile bugün sadece benim için değil, Akdeniz ve Karadeniz havzasına çalışan dış ticaret firmalarının tercih ettiği önemli bir ticaret merkezidir. Uzun yıllara dayanan ve yerel politikacı, sanatçı, bürokrat ve işadamlarından oluşan dostlarım da bana artık Herson’da kendi evimde olduğum hissini veriyorlar.-
Ukrayna’da tarım sektörüne özellikle hangi ülkeler ilgi gösteriyor

35 yıl sonra dünya nüfusunun 9 milyar olacağı yönündeki tahminleri göz önünde bulundurduğumuzda, dünyada tarımın ve Ukrayna’nın öneminin çok daha arttığını görüyoruz. Açlık tehlikesinin beklendiği önümüzdeki yıllarda tek başına 600 milyon insanı besleyebilecek potansiyeli olan Ukrayna, dünyanın dörtbir tarafından yabancı yatırımcıyı çekiyor. Özellikle Çin, Suudi Arabistan, ABD, Hindistan, İran, AB ülkelerinden devlet ve özel sektör firmaları, burada faaliyetlerini sürdürüyor ve yeni yatırımlar yapmak için araştırmalar yürütüyorlar. Birkaç yıla kadar tarım arazilerinin özelleştirilmesi bekleniyor ve yabancı yatırımcılar, o güne hazırlık yapıyorlar. Ekonomik krizden çıkış için yurt dışından kredi almak zorunda olan Ukrayna’ya özellikle AB ülkeleri ve finansman kuruluşlarının ilerleyen yıllarda kredi geri ödemeleri karşılığında arazileri satın almak için resmi olmayan görüşmeleri şimdiden yaptıkları söyleniyor.
Türk firmalarının tarım sektöründe şu ana kadar Ukrayna’ya yeterli yatırımı yaptıklarını veya ilgiyi gösterdiklerini maalesef söyleyemeyeceğim. Resmi bir rakam olmamakla birlikte, kişisel bir gözlemim olarak, Türk firmalarının Ukrayna’da direkt veya dolaylı olarak toplamda 20-25 bin hektar arazide tarım faaliyetlerini sürdürdüklerini söyleyebilirim.

– Ukrayna’da tarım alanında yatırım yapmak isteyen Türk işadamlarına ne tavsiye edersiniz?

* ABD’de bugün 2 milyondan fazla tarım işletmesi olduğu dikkate alındığında potansiyeli çok yüksek Ukrayna’da 40 bin tarım işletmesinin olması, ülkenin henüz yolun başında olduğunun bir göstergesi. Bu kapsamda Türk firmalarının zaman kaybetmeden Ukrayna tarım sektöründe yerlerini almaları gerekir. Ancak, ülkenin ve tarım sektörünün mevcut acımasız şartları çok fazla macerayı kabul etmiyor. Bu sebeple, güçlü finansman kaynaklarına sahip, modern tarım teknolojisini ve deneyimini burada uygulayacak firmalarımız için ülkede halen büyük fırsatlar var. Büyük arazilerde ekim yapmayı değil, finansmanları çerçevesinde daha küçük arazilerde, yüksek verimi hedefleyen projeler üzerinde durulmalı. Hemen hemen tüm sektörlerde fizibilite rakamlarının çok büyük oranda tutturulamadığı Ukrayna’da, tarımda da firmalarımızın yola çıkış hesaplarınıı mütevazi yapmalarını tavsiye ederim. “Önce araziyi bulalım, sonra ne ekeceğimize karar veririz” şeklindeki anlayıştan ziyade, önce hangi ürünün tarımını yapacaklarına karar verip ona göre arazi aramalarını öneririm. Bölgelere göre ekilmesi önerilen veya önerilmeyen ürünler olabiliyor. Bu geniş coğrafyada ürünlerin verimi bölgelere göre önemli değişiklik gösteriyor. Örneğin, buğday veriminde güney ve orta Ukrayna arasında hektar başına 3-4 ton farklılık olabiliyor. Arazi kiralama işlemleri sırasında mutlaka uzman hukukçulardan yardım alınmalı. Son aylarda maalesef çok fazla hileli satış veya devir vakaları duymaya başladık. Hukukcuya ödeyeceğiniz ücret sizi büyük kayıplardan koruyacaktır. Kısıtlı sermaye ile tarım yapacak firmalarımıza sadece sektörü değil, ülkenin ekonomisinide iyice inceledikten sonra yatırım kararı vermelerini önemle tavsiye ediyorum. Birkaç yıl içinde tarım arazilerinin özelleştirilmesi gündemde olan Ukrayna’da Türk yatırımcıları şimdiden yerlerini almalı.

 

Deniz Berktay – Kiev (DHA)

TUID bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol