11:38 am - Friday 09 December 2016
| | |


Lifecell CEO’su Burak Ersoy: “Zor olanı seçtik, ama gidişattan memnunuz”

By TUİD WebAdmin - Cts Nis 30, 8:10 am

IMG_8771

Yurt dışında yatırım sürecine hız veren Turkcell, uluslararası operasyonları için pilot ülke olarak belirlediği Ukrayna’da Lifecell markasıyla hedeflerini hayata geçirmeye devam ediyor. Ukrayna’nın en büyük üç GSM operatöründen biri olan Lifecell’in CEO’su Burak Ersoy, şirketin marka değişim süreci, hedefleri, Ukrayna telekomünikasyon sektörünün içinde bulunduğu durum ve Ukrayna’da iş yaşamına dair TUİD WEB’in sorularını yanıtladı:

IMG_8786

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

20 yılı aşkın iş deneyimim var. Üniversite yıllarından itibaren iş temposunun içindeyim. Altın Rehber döneminde, kapı kapı dolaşıp, rehberin oluşturulması için çalışıyordum. Bu dönemdeki çalışma bana çok şeyler kattı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden mezunum. Daha sonra işletme yüksek lisansı yaptım. Eğitim hayatımı Ankara’da tamamladım, evliliğimi de burada yaptım. 30 yaşından sonra İstanbul’a taşındım. 15-16 senedir İstanbul’dayım. Sabancı’nın Kraft ile ortaklığında yaklaşık 6-7 sene çalıştım. Sonra Teknosa’da görev yaptım. 10 seneyi aşkın süredir de Turkcell Grubu içerisinde yer alıyorum.

Turkcell’de önce yaklaşık dört sene perakende bölümünde çalıştım. Dört sene kadar da kurumsal satış, pazarlama kısmında yer aldım. Daha sonra genel müdür yardımcısı olarak Turkcell Bireysel Satış’ın başına geçtim. Yaklaşık altı aydır da Ukrayna’da görev yapıyorum.

Ukrayna’da çalışmanız teklif edildiğinde bunu nasıl karşıladınız?

Açıkçası beklemediğim bir şeydi. Atandığım görev yeniydi ve pek çok gündem maddesi vardı. Büyük projelere başlamıştık.Dört tane ana başlık buluyordu ve hepsi bir yola girmişti. Yönetim Kurulu Başkanımız, ortaklık değişiminden sonra Ukrayna ile ilgili beklentilerin yüksek olduğunu, burayla ilgili yatırımlar yapıldığını ve beni, Ukrayna’daki gelişmeleri hızlandırabilecek kişi olarak değerlendirdiklerini söyledi. Açıkçası şaşırdım. Aklımın ucundan dahi geçen bir şey değildi. Daha sonra konuyu ailem ile birlikte değerlendirdik.

Yurt dışındaki ilk göreviniz mi?

Yabancılarla daha önce çok çalışmıştım, ama yurt dışında, yabancı bir kültürde bulunmak benim açımdan ilk oldu. Her işin zor yanları olduğu gibi, sunduğu fırsatlar da oluyor. Ben Ukrayna’da bulunmayı fırsat olarak değerlendiriyorum.

Lifecell’in Ukrayna’da yakın ve uzun vadeli hedefleri neler?

Turkcell grubunun inovatif ürünleri, servisleri, sunabilecei pek çok fırsat var. Türkiye’de uygulanan bir çok şeyi, akılcı bir sırayla, Ukrayna pazarına uygun olarak, buranın ihtiyaçlarına göre uyarlayarak gerçekten bir fırsata çevirebilme imkanı var. Turkcell grubunun gelirlerinde yurt dışının şu anda küçük bir payı bulunuyor. Turkcell’in en büyük yeni açılımlarından biri, bu payı büyütmek. Bugün amiral gemi Turkcell Türkiye, ikinci büyük yatırım ise Ukrayna.

Fintur’u satın alma isteği zaten gizli bir bilgi değil, açıkça paylaşılıyor. Bu süreç de tamamlanırsa, buradaki çalışanların, Turkcell’in kültürünü diğer ülkelere taşıma fırsatı da oluşacak. Bu açıdan herkesin gözü kulağı burada. Burada ne olsa herkesin ilgisini çekiyor. Bu anlamda şanslı sayılabiliriz. Buraya odaklanılınca, kaynak yaratılması konusunda da istekli olunabiliyor.

Lifecell’in geçmişten kalan bir finansman yükü var. Kâr-zarar açısından çalışır bir bilançosu olması, güzel tarafı. Bunun anlamı, yukarıdan sağlam bir şekilde gelir aktardığınız zaman, aşağıdan da sağlıklı, yani tekrar yatırım yapabilme kabiliyetine sahip bir sistem mevcut. Tabii geçmişten kalan bir miras, finansman maliyeti var. Lifecell’in şu andaki öncelikli amacı, kendi imkanlarıyla yatırım yapabilecek gelir seviyesine gelebilmesi. Gelirimizi mevcut müşterilerimize daha fazla hizmet vererek, ya da pazar payımızı büyüterek artırabiliriz. Kendi kendine yatırım yapabilir bir şirket statüsüne gelebilmek için, bu iki konuya da önem vermek gerekiyor.

 

Ukrayna pazarına yönelik üzerinde çalıştığınız teknolojik yenilikler var mı?

Şu anda dünyada, alıp da götürecek “A, B, C” ürünü diye bir şey yok. Ama elimizde bugün mesela BiP var. BiP her ne kadar bir mesajlaşma platformu gibi gözükse de, aslında kurumsal firmalara ya da belirli bir ihtiyaca özel platform geliştirebilme fırsatları sunuyor. Reklamlarda belki görüyorsunuzdur, yurt içi ve yurt dışında, database’li, hem görüntülü hem de sesli iletişim veriyoruz. Aslına bakarsanız bu oldukça önemli bir yenilik. Şu anda BiP’ten BiP’e arama yapılıyor,çok yakında ise BiP’ten numaraya da arama yapılabilecek. Bu, şu anda test aşamasında ve çok önemli bir yenilik. Piyasaya hareket getirebileceğini düşünüyoruz.

Turkcell’in hem bireysel hem de kurumsal tarafta müşterilerine verebileceği çok farklı hizmetler var. Örneğin, MtoM dediğimiz, nesnelerin birbirleriyle konuştukları, sayaçların, bilgisayarların konuştukları, veri tabanı üzerinden veriyi anlamlandırıp, tekrar kendi kendini yönetebildiği, etrafını kontrol edebildiği, hayatımızı gerçekten kolaylaştırabilen bir unsur var. Pazar payını büyütürken ve mevcut müşterilere daha iyi hizmet verirken, kurumsal taraf odağımızda olacak.

Her şeyi bir anda yapabilme ve insanların her şeyi hemen kabul etme olasılığı olmadığı için, bir plan dahilinde ve müşterilerin ve sektörlerin ihtiyaçlarına göre hareket ederek, inovatif görüntümüzü daha da geliştirme hedefimiz var.

 

Ukrayna’da marka değişikliğine gitmeye nasıl karar verdiniz?

Bunun iki sebebi var. Birincisi, Life’ın 11 yıllık serüveninde müşteri profiline baktığınız zaman, tamamının fiyat hasssiyeti yüksek gençler olduğunu görüyoruz. Ancak 10 sene önce 15, 25, 30 yaşında olan müşterilerimiz, bugün 25, 35, 40 yaşındalar ve daha farklı bir yaşam şekline girdiler. Haliyle müşterilerimiz gelişirken, bizim kendimizi geliştirmememiz çok anlamlı olmazdı. İkincisi de, grubun bir parçasının, farklı logoya, farklı renklere sahip olması çok doğru değil. Zaten Ukrayna pilot ülke olarak da ilan edilmiş bir ülke. Kolay olmayan bir yola girdik, ama bu konuda ilk sonuçlar beklediğimizden daha iyi. Artık top bizde. Bu marka değişikliği ile birlikte, hem buranın, hem de Turkcell Türkiye’nin kaynaklarını kullanarak, müşterilerin değişen yaşam koşullarına, beklentilerine uygun ürünleri geliştireceğiz. Zor olanı seçtik, ama ilk sonuçlarımız olumlu gözüküyor.

Ukrayna telekomünikasyon sektörünün içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce yapılması gereken reformlar var mı? Devletin telekomünikasyon alanındaki politikalarını nasıl buluyorsunuz?

Ukrayna ekonomisi bugün zor bir dönemden geçiyor. Ancak artık ekonomide en alt noktadan yukarıya çıkma imkanını görüyoruz. Dünya Bankası’nın araştırmalarına baktığımızda, telekomünikasyon teknolojileri sektöründe yapılan yüzde 10’luk yatırımın, GSYH’ye yüzde 1’den fazla bir katkısı var. Hem istihdam yaratıp, hem de ciddi anlamda ekonomiye ve insanların refahına katkıda bulunabilen başka bir sektör yok. Ancak şöyle bir şanssızlık var. Bu sektörün piyasada müşteri gözündeki değeri çok aşağılara düşmüş durumda. Örneğin 3G yatırımı içerisindeyiz. Devlet 4G’nin Ukrayna’ya getirilmesinin hevesinde. 5G’nin konuşulduğu dönemde doğrusu da zaten bu. Sırf 3G lisansına 120 milyon dolar yatırım yapıldı. Sahadaki istasyonlara 100 milyon dolardan başlayan yatırımlar yapıldı. Ama kişi başı getiri 1,5 dolar. Bir yandan yüz milyonlarca dolar yatırım yaparken, getiride ise ciddi bir dengesizlik var. Ukrayna’da en üstten en alta kadar tüm devlet kurumları bazı adımların atılması gerektiğini görüyorlar ve bununla ilgili komisyonlarda yapılan çalışmalar da var. Sadece hayata geçirilmesi gerekiyor.

Örneğin, operatörler arasındaki ara bağlantı ücreti. AB, artık bırakın operatörler arasındakini, ülkelerin kendi arasındakibağlantıları serbetleştirmeye çalışıyor. Ukrayna’nın yolu da AB ise, o zaman oradaki uygulamalara bakmak gerekiyor.

Numara taşıma da daha hayata geçirilemedi. Hala merkezi veri tabanının satın almasıyla ilgili bir gündem var ve bu bizi sürekli öteliyor. Eğer müşterileri uygun tarifelerde serbest bırakmazsanız, o zaman rekabeti ve rekabetin getirdiği daha iyi hizmeti aslında getirmemiş oluyorsunuz.Şu anda yüz milyonlarca dolar yatırım yapmaya değer piyasayı yukarıya doğru çekemiyoruz. Akiyonları alınmış ama maalesef hayata geçirilememiş konuların hızla hayata geçirilmesi gerekiyor.

Ukrayna yüzde 100 okuma yazma oranı olan ve bu kadar çok iyi üniversitenin bulunduğu sayılı ülkelerden biri, ama bu potansiyelin sonuca dönmemesi üzücü.

Ukrayna ekonomisine dair beklentileriniz ne yönde?

Ülkenin bugün bir borç yükü var. Bu yükün IMF ve AB ile çok bağlantısı var. Belirli koşulların yerine gelmesi durumunda ben çok hızlı bir şekilde buradaki çarkın döneceğini ve hızlı bir ekonomik büyüme yoluna girileceğini düşünüyorum.

Ukrayna’daki çalışma kültürüne, temposuna alışabildiniz mi?

11 sene içerisinde Life’in bazı iniş ve çıkışları olmuş. Bu şirkette en başından beri çalışan birçok arkadaş var. Travmaları ve iyiye gidişleri beraber yaşayıp, şirket kültürünü devam ettiren br grup var. Arkadaşlarla sohbet ederek hızlı olmamız, çevik olmamız, rekabete karşı daha başarılı olabilmek adına, kalitedenödün vermeden daha hızlı kararlar alıp hayata geçirmemiz gerektiğini söylüyorum.

Benim yüksek lisanstaki temel konularımdan biri kalite kültürüydü. Orada öğrendiğim şu ki, bir insan ne iyi ne de kötü doğar. İnsanlar içinde bulundukları çevre koşullarıyla şekillenirler. Burada da benzer durum var. Burada doğan bir kişiyi ABD ya da Türkiye’ye götürseysik oralardaki koşullara göre yetişecekti. Kültürel değişimler en az iki sene alıyor, ama doğru örneklerle iyiye doğru gittiğimizi düşünüyorum.

Yaklaşık altı aydır Ukrayna’dasınız. Bu ülkedeki yaşamı nasıl buldunuz?

Bir sene önce Kiev’e gideceğimi söyleseler inanmazdım. Buraya turist olarak bile gelmemiştim. Fakat, biraz İstanbul’un trafik garabetinden de dolayı, Türkiye’ye gittiğimde Kiev’i özlüyorum. İnsanların mülayim, birbirlerine saygılı, yaşamın sakin olduğu bir kent. Dnepropetrovsk ile Odessa’yı da gezdim. Genel olarak Ukrayna huzurlu, yaşamın çok zor olmadığı bir ülke. İstanbul’a gittiğimde, “Kiev’e dönsek de sakin bir tempoya girsem” dediğim oluyor.

Ukrayna’daki Türk toplumu hakkında izlenimleriniz nasıl? 

Çalışkan bir topluluk gördüm ve bu beni çok şaşırtmadı. Türkiye’de kendimizi biraz isteksiz, kolay yolcu görürüz. Oysa yurt dışında gelişmiş ülkelerde yaşayan Türkler hep aktif, sonuç alan, alkışlanan kişiler. Burada da, demin bahsettiğimiz çalışma kültürü içinde gerçekten çalışan, iyi sonuçlar ortaya koyabilen başarılı, örnek olan bir topluluk görüyorum. Türkiye ve Ukayna’nın son dönemdeki yakınlaşmasının da bunda rol oynadığını düşünüyorum.

 

image001

 

 

 

 

TUID bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol