İTÜ’de okudular dünyaca tanındılar

17 Şubat 2018 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Galatasaray Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ethem Tolga, İTÜ İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Kahraman ve Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. E. Ertuğrul Karsak’ın ortak noktası. İTÜ Endüstri Mühendisliği’nde öğretim üyeliği yaptığı yıllarda aynı bölümde okuyan öğrencileri Prof. Dr. Cengiz Kahraman ile Prof. Dr. E. Ertuğrul Karsak’ı keşfeden Prof. Dr. Ethem Tolga, lisansüstünde de bu isimlere danışmanlık yaptı. Tolga, öğrencilerinin alanlarında yaptıkları çalışmaların dünya çapındaki değerini anlayarak onlara her zaman destek oldu.
Mühendislik ekonomisinde Bulanık Kümeler teorisi üzerine araştırmalar yapan Prof. Dr. Cengiz Kahraman, “Bilime Yön Veren 100 Türk” araştırmasına göre 40. sırada yer alıyor. Jorge E. Hirsch tarafından 2005’te ortaya konulan bilim insanlarının yayın aktivitesi ile atıf etkinliğinin ölçüldüğü H-indeksine göre de Kahraman’ın puanı 60.

İTÜ’den Galatasaray’a

Kuruluş yılından itibaren Galatasaray Üniversitesi’nde görev alan, 33 yaşında profesör olan Rektör Prof. Dr. Ertuğrul Karsak da Amerikan Robert Lisesi’nin ardından İTÜ Endüstri Mühendisliği’nde lisansını tamamladı. Karsak, University of Southern California’da Endüstri ve Sistem Mühendisliği üzerine yüksek lisansın ardından İTÜ Endüstri Mühendisliği’nde Ethem Tolga’nın danışmanlığında doktora yaptı. Galatasaray Üniversitesi’nde genç yaşında Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi’nin Dekanı, Fen Bilimleri Enstitüsü’nün Müdürü, rektör yardımcılığı yaparak rektörlük koltuğuna oturan Karsak, idari görevlerin yanı sıra başarılı akademik çalışmalara da imza attı.

Başarılı akademisyenler Prof. Dr. Cengiz Kahraman ve Prof. Dr. E. Ertuğrul Karsak, gerçekleştirdikleri araştırmalarla ilgili sorularımızı cevaplandırdı:

Motivasyonları yüksek  

– Hangi alanlardaki çalışmalarınızla başarıyı yakaladınız?
Cengiz Kahraman:
 Endüstri mühendisliği esas bilim dalım. Bulanık Kümeler denilen bir teori var. Araştırmalarımızın başlangıcı Bulanık Kümeler teorisinin mühendislik ekonomisinde uygulanması. Daha sonra endüstri mühendisliğinin altında kalite kontrolü alanına geçtik. Yeni teorilerin genişlemesiyle çalışmalarımızı genişletiyoruz. Endüstri mühendisliğinde yayın yapmak çok zor. “Bilime Yön Veren 100 Türk” araştırmasına bakıldığında nanoteknoloji, kimyacı, fizik, tıp alanlarında araştırma yapanların ağırlıkta olduğu görülecektir. Bu listede ben 40. sırada yer alıyorum. Endüstri mühendisliğinde ben değil, başkası olsaydı yine çok sevinirdim. H-indeksim de 60. Yani 60 adet yayınım en az 60’ar tane referans almış anlamına geliyor. Dünyada H-indeksi 100’ün üzerinde olan 2 bin 258 bilim insanı var. Birinci sırada 272 ile Sigmund Freud geliyor. Türkiye’den H-indeksi 100’ün üzerinde 9 isim var.
Ertuğrul Karsak: İTÜ, mühendislik okulu olarak kaldı ve bu alanda devam ettiği için bence Türkiye’de farklı bir yeri var. İTÜ Endüstri Mühendisliği’nde öğrenciyken bitirme ödevimi büyük bir şevkle hazırlamıştım. Finans sektöründe çalışıyordum. Yurt dışına gitme planlarım vardı. 1994’te Ethem Hoca’yı ziyaret etmiştim. Sonra kendisi bana “Galatasaray Üniversitesi’ne geçmeyi düşünür müsün” dedi. O günden sonra üniversitenin kuruluşundan beri buradayım, 24 yıl oldu. 2001’de profesör oldum. Burada pek çok idari görev aldım. 3 yıldır da rektörlük görevini yürütüyorum. Bilimsel üretimde idari görevler engel teşkil ediyor.

– Ethem Hoca’nın öğrencisi olmak nasıl bir duygu?
Cengiz Kahraman:
 Ethem Hoca’nın en büyük özelliklerinden biri bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Yanımızda olduğunu her zaman hissediyoruz. Biz de öğrencilerimize bunu yansıtıyoruz. Ethem Hoca’nın bize verdiği destek gibi şu anda destek verdiğim profesör olacak birçok hocamız var. Benimle doktorasını tamamlayan 5-6 doçent var. Bazı hocalar, “Benim dışımda kimseyle yayın yapamazsın” diyerek kısıtlama getirebiliyor. Biz böyle yapmıyoruz.

Ertuğrul Karsak: Hocamız bizim için çok önemli bir motivasyon kaynağı. Bize özgüveni aşıladı. Özgüvenin akademik çalışmalarda önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. Her zaman önümüzü açtı. Benim de öğrencilerim, asistanlarım oldu, onlar doçentlik seviyesine kadar yükseldi. Biz de onların önünü açmaya gayret ettik. Ancak bilim bu şekilde gelişir. Hoca olarak sizden sonra gelenlerin önünü açmazsanız, onları teşvik etmezseniz, onların sizden daha iyi olacağına inanmazsanız, onlara da bu özgüveni sağlamazsanız bilimin gelişmesi mümkün değil.

Ethem Hoca’nın öğrencileri

Ethem Tolga, her zaman destek verdiği ve çalışmalarıyla gurur duyduğu öğrencilerini şöyle anlatıyor:

İTÜ’den başarılı akademisyenler çıkıyor. Bunlardan biri de Prof. Dr. Cengiz Kahraman. İTÜ Endüstri Mühendisliği’nde 3. sınıftayken verdiği sınav kağıdıyla aklımda kalan Cengiz Hoca, yüksek lisans ve doktorasını benim danışmanlığımda yaptı. Sonra asistan olarak üniversiteye başvurduğunda “Bilim adamı kumaşı var” diyerek kabul ettik. Çok çalışkan bir bilim insanıdır. İlk uluslararası bildirisini, makalelerini beraber yaptık. Yayın yapmak önceden çok zordu. Bir bildiri için 500 dolar isteniyordu. İTÜ’de göreve devam ederken Galatasaray Üniversitesi’nde dekan oldum. Cengiz ile birlikte yaptığımız yayınlar için Galatasaray Eğitim Vakfı’ndan 500 dolarlık yardım aldık. İTÜ’de o zaman destek yoktu. Cengiz Hoca çalışmalarıyla çok ünlendi. Fuzzy’ler konusunda dünyada bir numara. İTÜ, TÜBİTAK Bilim Ödülü’ne aday gösterdi. Bilime yön veren 100 Türk araştırmacı arasında 40. sırada ve yukarı doğru ilerliyor. Bence ilk 3’e girer. Cengiz Kahraman, geleceğin önemli bilim yıldızlarından.

Ertuğrul Karsak da çok başarılı. İTÜ Endüstri Mühendisliği birincisi. Bitirme ödevini benimle yaptı. Bu çalışmayı 1989’da Belgrad’da yapılan uluslararası konferansa gönderdik. İTÜ’den bir dönem arkadaşım gelmişti. University of Southern California’da hocaydı. “Master için öğrencim gelecek, yardımcı olursan memnun olurum” dedim. Hoca da “Türkiye’den çalışkan diye geliyorlar. Çinliler, Korelilere bizimkiler yetişemiyor” dedi. Ertuğrul, Çinli, Korelileri geçerek orayı da birincilikle bitirdi. Orada asistanlık yaptı. Sonra doktora öğrencim oldu. Ertuğrul’un da makalelerine yapılan atıflar çok yüksek. Galatasaray Üniversitesi’ne alarak kendisine idari görevler yükledik. Bu görevler olmasaydı hocanın başarısı iki, üç katına çıkardı. Galatasaray Üniversitesi’nde çok büyük pay sahibi. İki hocamız da şimdi benden çok önde. Bununla gurur duyuyorum.

‘Gençleri destekliyoruz’

– Galatasaray Üniversitesi’ndeki çalışmalarızı anlatabilir misiniz?
Ertuğrul Karsak:
 Galatasaray, sosyal bilimler ağırlıklı bir üniversite. Endüstri ve bilgisayar olmak üzere iki mühendislik dalımız var. En gözde branşımız hukuk. İlk 100’den öğrenci alıyoruz. Hukukta uluslararası yayın potansiyeline baktığımızda Türkiye’den az yayın var. Oysa uluslararası hukuk artık çok önem kazandı. Biz burada özellikle gençleri uluslararası yayın yapmaya teşvik ediyoruz. Teknik branşlarda motivasyonu hızlı bir şekilde kazanmak mümkün ama sosyal bilimlerde biraz daha zor. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimimiz ile yurt dışı kongrelere ve konferanslara katılım desteği veriyoruz. Bu desteği uluslararası alanlarda yayın yapma konusunda hukuk, iletişim gibi alanlarda genç araştırmacılara vermeyi tercih ediyoruz. Endeksler tarafından taranan dergilerde yayınlanan makaleler için de vakıf teşvik desteği ödülümüz var.
http://www.milliyet.com.tr/