Ersin Nazalı: “Ukrayna yatırımcılara cazip fırsatlar sunuyor”

Tarih: 2020/09/17 9:34:11

 

Türkiye'nin önde gelen avukatlık bürolarından Nazalı’nın kurucularından ve Yönetici Ortağı Ersin Nazalı, TUİD WEB’in sorularını yanıtladı.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamladım. Ardından Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. King’s College’da Uluslararası Vergi Hukuku ve İstanbul Üniversitesi’nde Vergi Hukuku yüksek lisans eğitimleri aldım. Daha sonra yine İstanbul Üniversitesi’nde Vergi Hukuku doktora programını tamamladım.

Üniversite mezuniyetim sonrası bir süre uluslararası vergi danışmanlığı yapan bir firmanın vergi bölümünde ve sonrasında Başbakanlık Teftiş Kurulu’nda Müfettiş Yardımcısı olarak çalıştım. 2004’te Hesap Uzman Yardımcılığına, 2007’de ise Hesap Uzmanlığına atandım. Mart 2009’dan itibaren Hesap Uzmanlığına ek olarak Maliye Bakanı onayı ile Vergi Konseyi’nde görevlendirilip, vergi kanunlarının yeniden yazımı çalışmalarında görev aldım.

2011 ve 2012 yıllarında Vergi Denetim Kurulu’nda örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması ve yabancı kaynaklı gelir grubu bünyesinde vergi denetmeni olarak görev aldım.

Vergi Denetim Kurulu’na bağlı olarak çalıştığım 9 yıl boyunca başta vergi anlaşmazlıkları transfer fiyatlandırması, vergi incelemeleri, vergisiz birleşme ve bölünmeler konuları olmak üzere, vergi ve şirketler hukuku alanlarında kayda değer deneyim elde etme şansı buldum.

Ağustos 2012'de özel sektöre geçtim. Vergi danışmanı ve avukatı olarak çalıştığım, Türkiye’nin ve Dünya’nın en büyük hukuk firmalarından birinde vergi bölümünü kurdum. 2014 yılı sonunda, meslektaşlarımla birlikte, yönetici ortağı olduğum NAZALI Tax & Legal’ı kurduk.

 

 

 

Şirketinizin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Yaklaşık 6 yıl önce 5 kişi ile kurduğumuz, şu an yaklaşık olarak 160 kişiden oluşan profesyonel ekibimiz ile hem yerel hem de çok uluslu müşterilerimize farklı disiplinlerden uzmanlarla sosyal güvenlik, gümrük, hukuk ve vergi alanlarında geniş bir yelpazede danışmanlık hizmetleri sunan tam kapsamlı bir hukuk firmasıyız. Türkiye'de İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Denizli'de bulunan 5 ofisimiz var. Geçtiğimiz yıl, Rusya ve Fas ofislerimizi açtık ve Hollanda ve Ukrayna masamızı kurduk. Yakın gelecekte Hollanda, İngiltere ve ABD’de açacağımız ofislerimiz için çalışmalarımız sürüyor.

NAZALI, ofislerimizin bulunduğu ülkelerde iş yapan Türk şirketlerine sınır ötesi yatırım projeleri, uluslararası birleşme ve devralma projeleri ve dava hizmetleri de dahil olmak üzere çok çeşitli konularda yasal danışmanlık hizmeti veriyor olacak. Hizmetlerimiz sadece vergi yasalarına ve rejimlerine uyumu değil, aynı zamanda uyuşmazlık çözümünü de kapsıyor. Temel hedefimiz, müşterilerimizle uzun vadeli ve güvene dayalı bir ilişki kurmak ve en uygun hizmeti en doğru ve en hızlı şekilde sunmak. Küresel yaklaşımımızın ve bilgiye dayalı hizmetlerimizin, hedeflerimizi gerçekleştirmemizde yararlı olacağına inanıyoruz.

NAZALI’da, uzmanlığımızı ve deneyimimizi, müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan yenilikçi ve dinamik bir iş yaklaşımıyla birleştiriyoruz. Müşterilerimize gerçekten kapsamlı hizmetler sunuyoruz ve hem yasal hem de finansal geçmişlerden uzmanlarımız olması, belirli bir duruma çok sayıda farklı bakış açıları ile bakabileceğimiz anlamına geliyor. Bölümler arası güçlü iletişimimiz sayesinde rasyonel vergi planlaması ve stratejileri geliştiriyor ve uyguluyoruz.

 

Müşterilerinizle güçlü ilişkiler kurmayı hedeflediğinizi söylediniz. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

Temel hedefimiz, müşterilerimize en yetkin hizmeti en doğru şekilde sunmak. İyi hizmet, iyi iş tavsiyesi ve hızlı yanıt firmamızın temel ilkeleri olup, bizi rakiplerimizden farklı kılan başlıca özelliğimizdir.

Daha da önemlisi, tüm ilişkilerde, özellikle de müşterilerimizle olan ilişkilerde etkili iletişimin önemli olduğunu düşünüyor ve güven, özen, uyum ve içtenlik gibi bağları önemsiyoruz. Hem yerel hem de uluslararası müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerde felsefemiz, kaliteli hizmet, zamanında yanıt/müdahale ve iş odaklı bir yaklaşım.

 

Ukrayna'nın yatırımcılara sunduğu olanaklardan bahseder misiniz?

Ukrayna’nın, ülkeye yabancı yatırımcı çekmek için sunduğu fırsatlar Türk yatırımcıların da ilgisini çekti. Özellikle alternatif enerji ve altyapı alanlarında sunduğu fırsatlar yatırımcılar için Ukrayna’yı öne çıkaran faktörlerden.

Genel olarak Ukrayna, coğrafi konumu, zengin doğal kaynakları, ucuz ve iyi eğitimli iş gücü gibi faktörler sayesinde yabancı yatırımlar için güçlü bir potansiyele sahip.

Ülkedeki ekonomik stabilite eksikliğinden kaynaklanan çekinceler nedeniyle yatırımcıların tercih etmekte tereddüt yaşadığı Ukrayna’da, son yıllarda yapılan yasa değişiklikleri sayesinde, yatırımcı hakları güçlendirilerek ülke daha yatırımcı dostu hale getirildi. Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu 2020 raporuna göre Ukrayna’ya yapılan doğrudan yabancı yatırımların 2020 yılından itibaren tekrar artacağı öngörülüyor. Büyüme hedeflerine ulaşabilmek amacıyla sağlanan uluslararası fon destekleriyle havalimanı, köprü, liman, yol ve raylı sistem gibi altyapı projelerine 5 yılda 25 milyar dolar yatırım yapılması planlanıyor. Türk müteahhitlik şirketleri halihazırda sektörün lideri konumunda.

Özellikle inşaat sektöründe Türk yatırımcıların varlığı giderek artmakta ve bu durumda iki ülkedeki vergisel ve hukuksal düzenlemelerin yorumlanması ve yatırımcıların yönlendirilmesi önem arz etmektedir. Ukrayna, her ne kadar teşvikler sayesinde yabancı yatırımcı çekmeyi başarmış olsa da dikkat edilmesi gereken prosedürler oldukça karışık.

 

Sizin de bahsettiğiniz gibi, inşaat sektöründe Türk yatırımcıların varlığı artıyor. Ukrayna’da inşaat işlerinin vergilendirilmesi sürecinden biraz bahseder misiniz? Ukrayna’da inşaat işlerinde varlık göstermeyi planlayan Türk teşebbüslerin vergisel açıdan kazanımları neler olacaktır?

 

Ukrayna’da inşaat işine başlanırken, öncelikle işletmenin nasıl kurulacağına karar verilmesi önem arz ediyor. Örneğin, bir yıldan kısa sürecek inşaat montaj işlerinde şube olarak varlık gösterilmesi durumunda elde edilen kazancın Ukrayna’da vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır. Bir yıldan uzun sürecek inşaat işlerinin ise Ukrayna’da kurulacak bir şirket bünyesinde yürütülmesi durumunda bu şirketten elde edilecek temettülerin Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna tutulması söz konusu olabilecektir. Diğer taraftan, Türk müteahhitlerinin yatırım yaptığı Kazakistan, Rusya gibi ülkelerin uyguladıkları oranlara kıyasla Ukrayna’da uygulanan kurumlar vergisi oranının (%18) daha düşük olması da Ukrayna’yı mukayeseli olarak daha cazip konuma getirmektedir. Bunun yanında, Kurumlar Vergisi Kanunumuz da yurt dışındaki inşaat ve montaj işlerinden elde edilen kazançlara özel istisna hükümleri içermektedir. Pek tabi olarak, istisnalardan faydalanılıp faydalanılamayacağı husususun yatırım özelinde incelenmesi ve vergisel açıdan en avantajlı yapılanmanın ne şekilde oluşturulabileceğinin tespit edilmesi gerekiyor.

Ukrayna’da şirket kurmak veya var olan şirketlere ortak olmak suretiyle faaliyet gösterecek Türk yatırımcılar açısından önem arz eden başlıca konulardan birisi de elde edecek temettü gelirinin ve yatırımın elden çıkarılması halinde oluşacak kazancın ne ölçüde vergi yükü taşıyacağı hususudur. Bu konuda kısaca iki ülke arasında imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’nın bazı vergisel avantajlar sunduğunu ifade edebiliriz. Örneğin Ukrayna’da iç mevzuatta kâr dağıtımında stopaj oranı %15 iken, iki ülke arasındaki Anlaşma hükümleri sayesinde bu oran Türkiye mukimlerine yönelik yapılacak temettü ödemelerinde %10 olarak dikkate alınabiliyor.

 

Ukrayna’da yatırım yapmayı planlayan yatırımcılara tavsiyeleriniz nelerdir?

 

Bir yatırımcı için karlılık ve likidite en önemli iki konsept olarak karşımıza çıkmaktadır. Vergi ise bir taraftan yatırımdan beklenen net nakit girişini diğer taraftan da dağıtılabilir karı azaltan bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu açıdan vergi planlamasının yatırıma başlamadan doğru bir şekilde yapılması ve optimum vergi planlaması sonucunu doğuracak yapılar kurulması önem arz etmektedir. Özellikle uluslararası vergilendirme günümüzde oldukça karmaşık ve uzmanınca yorumlanması gereken bir disiplin haline gelmiştir. Ülkeler arasındaki vergi anlaşması hükümlerinin incelenmesi, OECD gibi uluslararası kurumların üye ülkeleri bağlayıcı düzenlemelerinin takip edilmesi ise hem ulusal hem de diğer ülke mevzuatına ve uygulamalarına hâkim bir ekibin kolektif çalışması ile başarılabilir. Bu noktada hem vergi mevzuatı hem de diğer hukuk normları anlamında her iki ülke mevzuatına ve uygulamalarına oldukça hâkim olan vergi ve hukuk büroları ile çözüm ortaklığı yapılmasının yatırımcıları doğru kararlar almaya yönlendireceği kanaatindeyim.

 

 

 

 



Kaynak : -