Türkiye'de 14 gün karantinada kalan TUİD üyesi Ali Kunt'un izlenimleri

Tarih: 2020/04/23 18:08:01

Koronavirüs (Covid-19) salgını sürecinde Ukrayna'dan Türkiye'ye giden vatandaşlar da zorunlu karantina uygulamasına tabi tutuluyor. TUİD üyesi iş adamı Ali Kunt, iki hafta boyunca karantinada kaldığı öğrenci yurdundan izlenimlerini ve süreçle ilgili görüşlerini TUİD WEB ile paylaştı.

 


Türkiye'de karantina uygulaması kapsamında nerede misafir edildiniz? Bu süre boyunca yaşadıklarınızı anlatır mısınız?



Arabamızla "Ukrferry" feribotla Odessa’dan Karasu Limanı’na geldik. Arabamızı limanda bırakmamız söylendi. Ardından minibüslerle yurda götürüldük. Ukrayna’dan gelen toplam 115 kişiydik. 10 kişi başka yurda, 105 kişi de Adapazarı Serdivan Rahime Sultan Kız Ögrenci Yurdu’na götürüldük ve 14 gün boyunca karantina kaldık. İş adamı olarak iki kişiydik, geri kalan herkes Ukrayna’da öğrenim gören Türk öğrencilerdi.


Kalacağımız yurtlarda odalardan tutun da kullanacak olduğumuz kişisel hijyen malzemelerinden (havlu, şampuan, sabun, diş fırçası, diş macunu, peçeteler, antibakteriyel ıslak mendiller vs.) yiyecek içeceklere kadar her şey organize edilmişti. Yan blokta da Polonya’dan gelen öğrenci arkadaşlar vardı.

 



Polisler eşliğinde yurda geldiğimizde bizi AFAD ekipleri ve yurt görevlileri karşıladı. Odalarımıza yerleşene kadar tüm ekipler adeta otel görevlileri gibi güler yüzlü ve nazik şekilde bizimle yakından ilgilendiler ve sorularımıza açıklıkla cevap verdiler. Açıkcası bu kadarını beklemiyordum.

Gözlem altında tutulduğunuz süre boyunca sunulan hizmet ve imkanlardan bahseder misiniz?



Her odada tek kişi kalıyor. Odalarda su ısıtıcı ve çay bulunuyor. 24 saat kablosuz internet bağlantısı var. Koridorlara dahi çıkmak yasak zaten çıkmanıza da gerek kalmıyor. Günlük rutin olarak bir doktor ve iki hemşire odanıza gelip ateş ölçümü yapıyor. 

 



Kahvaltıda yumurta, peynir, zeytin, bal veya reçel, kakaolu süt, tahinli pekmez ikram ediliyor.

Kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeği olmak üzere üç öğün yemek yurt tarafından karşılanıyor. Dilerseniz internet üzerinden ayıca marketten sipariş verebiliyorsunuz. Bankadan ödemesi yapılır yapılmaz bir saat içerisinde size teslim ediliyor.

Son gün çıkış yapıldıktan sonra herkesi ikamet adreslerine (İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Erzurum, Diyarbakır, Şırnak illerine) götüren şehirlerarası servisler ayarlandı ve organize bir şekilde çıkışlar gerçekleşti. Sakarya il sınırları içinde olanlara kendi imkanlarıyla evlerine gidecekleri bildirildi.

 



Biz arabamızla geldiğimiz ve arabamız da Karasu Limanı’nda kaldığı için bizi Adapazarı merkeze AFAD’dan arkadaşlar bıraktı ve kendi imkanlarımızla limana ulaştık.

Bu süreç içerisinde sadece liman sahasında sıkıntı yaşadık. Vapurdan indiğimizde arabamızı liman içerisine park edip servislere binmemiz istenmişti. Biz de ısrarla arabayla yurda gitmek istediğimizi, oradan da çıkışta vakit kaybetmemek için direkt Antalya’ya gideceğimizi belirttik. Oradaki komiser arkadaş “Kurallar böyle” dedi. Ayrıca otopark ücretinin olmayacağı söylenmişti ama limanda gümrük işlemlerimizi bitirdikten sonra çıkış yapacağımız sırada 450 TL (normalde 1000 TL’den fazla imiş) ödeme talep edildi. Konuyla ilgili herkes ile görüşmemize rağmen bir sonuç elde edemedik. Karasu Liman İşletmeciliği yetkilileri özel firma olduklarını ve valilik talimalarına göre hareket ettiklerini belirtti. Biz eğer arabamızı ilk günden yurda park etmiş olsaydık hem mali açıdan (450 TL+ Adapazarı liman arası yol bedeli) hem de zamandan kazanacaktık. Bu durumda dört saat kaybettik.

Bu küçük ve önemsiz hadisenin dışında tüm organizasyonun beklentilerimizin kat kat üzerinde olumlu olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.



Karantina günlerinde nasıl vakit geçirdiniz?



Ben yanıma laptop ve kitaplarımı almıştım. Ufak tefek işlerimle ilgili çalışmalarıma devam ettim. Bazı eskiden kalan dosyalarımı toparlama zamanım oldu. Bol bol dizi, film, belgesel izledim, kitap okudum ve arkadaşlarımla telefonla görüştüm



Türkiye ve Ukrayna'daki karantina uygulamalarıyla ilgili neler söyleyebilisiniz?



Biraz önce belirttiğim konular benim Türkiye’de karantinada kalış sürecimle ilgili tecrübelerimdi. Biz Kiev’de kendimizi karantinada tutmaya çalışmıştık ve evden çıkmamaya azami gayret gösteriyorduk. Bildiğiniz gibi Kiev’de metro ve toplu taşıma araçları çalışmıyor ve eczane ve marketler dışında açık bir yer yok. Özellikle 14 Marttan itibaren insanlar bu kurallara olabildiğince uymaya çalışıyordu. Fakat aynı şeyi Odessa şehri için söyleyebilmem zor. Odessa’ya arabayla geldiğimizde şok olmuştum. Tren garının yanındaki Mc Donalds peroneli haricinde neredeyse hiçkimse maske takmıyordu ve sosyal mesafe kurallarına uymuyordu. Toplu taşıma araçları, dönerciler, kahve dükkanları çalışıyordu.

Ukrayna haberlerini sürekli takip ediyoruz. İnsanları endişelendiren birkaç olay olmuştu Ukrayna’da. Karantinadan kaçanlar, teste girmek istemeyip de havalimanından kaçanlar, Kiev’in göbeğindeki bir otelde karantinadayken kaçan 50 kişi. Tabii ki bunlar üzüntü verici.



Bir vatandaş olarak Ukrayna ve Türkiye sağlık hizmetleriyle ilgili de birkaç söz söylemek isterim. Türkiye’de vaka sayısının 1800’lerde olduğu sırada, Ukraynalı yetkililerden yapılan “Vaka sayısı bu hızla artarsa yakında hastane ve personel kapasitemizin üzerine çıkmış olacağız” açıklaması gerçekten üzüntü vericiydi. Ukrayna’da daha önce üç kez hastanede tedavi olmuş birisi olarak söyleyebilirim ki, Ukrayna sağlık sistemi gerçekten çok yetersiz. 10-11 yıl önce domuz gribi nedeniyle 10 gün kaldığım hastanede koridorlarda hastalar yatıyordu. Hastane personeli ve sağlık malzemelerinin ne kadar yetersiz olduğunu, TUİD Başkanımız Burak Pehlivan’ın bir paylaşımı ile bir kez daha anlamış olduk.

Ukrayna’daki sigorta sistemi ve hastanelerin ücretsiz gibi görünüp birkaç bin grivnanın altına hizmet vermemesi tabii ki Ukraynalıların en büyük sorunu. Virus nedeniyle bunu daha da iyi anlamış olduk. Ukrayna’nın sağlık sektörüyle ilgili marjinal kararlar alıp sektörel yatırım hamleleri yapacağına inanıyor ve bunu ümit ediyorum. Türk iş adamları bu konuda önemli tecrübe sahibi. Ukrayna’nın ilerleyen dönemde işadamlarımızın desteğine ihtiyacı olacağı aşikar

 



Koronavirüs salgını iş yaşamınızı nasıl etkiledi? Hangi önlemleri aldınız? Bu sürecin devamıyla ilgili tahminleriniz neler?



Ben plastik sektöründeyim. Plastikçilerin dünya genelinde üretim anlamında diğer sektörlere nazaran en az etkilenen sektörlerden birisi olduğunu söyleyebilirim. Firmaların üretim elemanları dışındaki personelleri şu an evden çalışıyor. Plastik üreticilerinin bir kısmı, özellikle tek kullanımlık kaşık, çatal, bıçak, gıda kapları, paketleme ve ambalaj ürünleri üreten arkadaşlar,  virüs vakalarıyla beraber üretim kapasitelerini artırdılar. İnşaat tarafında plastikçiler de yüzde 30 oranında üretimlerini azaltılar. Akwins firması olarak distribütörlüğünü ve danışmanlığını yaptığımız firmalarla olan çalışmalarımızda, saha çalışmalarını minimize ederek telekonferans toplantılara ağırlık veriyoruz.



Bu süreç ne kadar devam eder tabii ki öngörmek oldukça zor, ama dünya basınından takip ettiğimize göre, aşının bulunması ve vaka sayıları ile ölümlerin azalmasının kısa sürede olmasını beklemek çok iyimser olur. Ülke bütçelerinin dayanma güçlerini ve bu süreçte alınan kararların iş dünyasına olan etkilerini hep birlikte göreceğiz. Türk iş adamları olarak bize düşen görev daha fazla çalışıp bu süreci en az hasarla atlatmak. Bu zorlu süreçte TUİD Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin desteğinin bizlere güven verdiğini özellikle belirtmek isterim ve onlara teşekkürü borç bilirim.  



Kaynak : -