11:38 am - Friday 09 December 2016
| | |


Arkas Holding’in ziyareti ve Ukrayna ile Karadeniz’de işbirliği olanakları, Burak Pehlivan

By TUİD WebAdmin - Cum Kas 18, 1:28 pm

dsc_0304-768x509-1

1902 yılında temelleri atılan Arkas Holding ülkemizin en köklü müesseselerinden. Arkas, bugün 24 ülkedeki 65 firmasıyla armatörlükten, kara, deniz ve demiryolu taşımacılığına, lojistikten, kruvazör turizmine birçok farklı sektörde faaliyet gösteriyor, binlerce çalışana iş imkanı sağlıyor. Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin(TUİD), kurucuları arasında yer alan kurum Odesa’daki şirketleriyle Ukrayna’daki en eski ve önden gelen Türk yatırımlarıdan biri.  TUİD’in bugün ulaştığı noktada fazla ön plana çıkmayan tarzıyla, Arkas’ın maddi ve manevi desteğinin büyük payı var.  Ukrayna’daki genç ve başarılı Türk yöneticilerden Onur Ataol holdingi, yine başarılı bir yönetici Aynan Akbaba ise grup iştiraklerinden Arlogic’i TUİD’de temsil ediyorlar.

Odesa Kiev yolculuklarımda her seferinde yol boyunca Arkas’ın birkaç konteynırına rastlarım. İtiraf etmeliyim ki firmayla, Ukrayna’daki Türk izlerinden biri olması sebebiyle gurur duyarım. Türkiye’yi bir Türk firması olarak ta 1978 yılında konteynır taşımacılığıyla tanıştıran Arkas, ülkemiz için özellikle bölgemizde çok önemli olan sektöründe, Ukrayna’daki konumlanmasıyla global devlerle aynı ligde mücadele ediyor. Arkas Holding’in yönetim kurulu başkan yardımcısı Diane Arcas ve ekibinin TUİD ziyareti, firmanın Ukrayna’ya dönük  stratejilerini, ülkeye ilişkin yatırım planlarını dinlerken,  bölgenin lojistik ve ulaşım potansiyelini tartışma imkanı da bulduğumuz güzel bir platforma dönüştü. 

Dünyadaki ve bölgemizdeki gelişmeler, Karadeniz’in zaten yeterince kullanılamayan potansiyelini daha da önemli hale getirirken, yeni fırsatları da ortaya çıkardı. Soğuk Savaş döneminde Nato üyesi Türkiye ile Varşova Paktı üyeleri Romanya, Bulgaristan ve Sovyetler Birliği  Karadeniz’e komşu ülkelerdi. Demir Perde’nin yıkılmasıyla beraber Türkiye iyi bir inisiyatif kullanarak Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün(KEİ) 1992 yılında kuruluşuna öncülük etti, 1999 yılında ise organizasyonun finansal kalkınma ayağı olacak Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası kuruldu. Ancak KEİ her ne kadar Karadeniz’e komşu ve çevre devletlerin bir araya geldiği güzel bir zemin olsa da bölge ülkeleri arasındaki politik ve jeopolitik sorunların varlığı ve üye devletler arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğinin yeterince gelişememesi gibi nedenlerle başlangıçta belirlenen hedeflere ulaşılamadı. Karadeniz’e komşu ülkeler arasında serbest ticaretin sağlanması,  güçlü ulaşım altyapısı oluşturulması ve  ortak turizm imkanlarının geliştirilmesi gibi üç önemli konuda idealden çok uzaktayız.  Bununla birlikte bugün, özellikle tüm alanlara olumlu etki edebilecek ulaştırma ekonomisinde çok önemli bir döneme giriyoruz.

Karadeniz limanlarının önemi önümüzdeki dönemde artacak

Karadeniz, yeniden ticaret yollarının yoğun bir biçimde kesiştiği bir bölge oluyor. Viking projesiyle Baltık ülkeleri ve İskandinavya’da üretilen malların, Belarus ve Ukrayna üzerinden Karadeniz’e oradan ülkemizden geçerek Ortadoğu ve Afrika pazarlarına, güneydeki bu ülkelerdeki özellikle hammaddelerin ise aynı güzergahdan kuzeye taşınması amaçlanıyor. Yaptırımlardan kurtulan İran yine ülkemiz ve Karadeniz üzerinden Ukrayna ve Doğu Avrupa’ya açılmak isterken, bu bölgelerden mal alma arayışında. Rusya ile yaşadığı sorunlar yüzünden transit ambargosuna maruz kalan Ukrayna ise Kafkas ülkeleri ve Ortaasya’ya yaptığı ihracatı Karadeniz üzerinden, Gürcistan’a, oradan kara ve demiryoluluyla teslim noktalarına göndermeyi deniyor ancak Gürcü limanlarının kapasitesi ve altyapısı bu noktada çok yetersiz . Çin’in yeni İpekyolu projesi ise birkaç kanaldan Doğu Batı arasında yeni ticaret yolları oluşturmayı hedeflerken, bu yollardan biri de Karadeniz üzerinden geçiyor. Tüm bu projeler, genelde ülkemizin Karadeniz limanlarını, özelde ise tarihi İpekyolu ile İran transit yolunun Karadeniz’e açıldığı şehir olan Trabzon’u ön plana çıkarıyor.

Türkiye’nin enerjide merkez olması kadar, ulaştırmada da merkez olması gerekiyor

Birkaç yüzyıla yayılan Türk Rus Savaşları, geçtiğimiz yüzyıldaki soğuk savaş döneminin güvensizlik ortamı kadar, bölgede ulaştırma altyapısına önem verilmemesi de Karadeniz ülkeleri arasındaki ulaşım ve ticaretin gelişmesini engelleyen faktörlerden biri oldu. Bu noktada bizim tarafımızda en büyük eksiklik Samsun dışında limanlarımıza demiryolu ulaşımının getirilmemesi ve kuzey limanlarımızın sayı ve kapasite yetersizliği olarak göze çarpıyor. Ancak son yıllarda güzel gelişmeler var. Türkiye, hızla raylı sistemler konusundaki açığını kapatırken, limanların bir bölümü özelleştirildi, Zonguldak Filyos’a 25 milyon ton kapasiteli liman inşaatı devam ederken, Batı Karadeniz’deki demiryolu projeleri de sürdürülüyor. Açıkçası kuzeyimiz, güneyimiz ve doğumuzdaki gelişmelerin getirdiği ve getireceği yeni fırsatlara ülkemiz hazırlanıyor. Bununla birlikte enerjide Türkiye’nin bir merkez, hab olmasının getireceği fırsatlar noktasında kamuoyunda güçlü bir biçimde oluşan farkındalık ve bilincin, enerji merkezi olmaktan aslında hiç de azımsanmayacak kadar önemli olan ulaştırma merkezi olmanın getireceği ticaret potansiyeli konusunda oluşmadığı da bir gerçek.

Ukrayna liman özelleştirmeleri iş dünyamız tarafından dikkatle takip edilmeli

Yukarıda saydıklarımız Karadeniz güneyinde ülkemizdeki gelişmeler. Karadeniz’in kuzeyine gelince, Ukrayna anayasasını değiştirerek liman özelleştirmelerinin önünü açmaya çalışıyor, önümüzdeki yıl içerisinde bu alanda sonuç alınacaktır. Özellikle Karadeniz limanlarımızı işleten firmalarımızın bu muhtemel özelleştirmeleri takip etmesi önemli. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da, Türkiye ve Ukrayna ulaştırma bakanlarının iki ülke arasındaki deniz, kara, hava ve demiryolu kapasitelerinin artırılması için attıkları imzalar ise zamanın ruhuyla oldukça uyumlu. Ulaştırma konusunda Türkiye de Ukrayna da Karadeniz’in iki yakasında kaybedilen yılları telafi etmek için konjonktürün de etkisiyle son yıllarda güçlü bir gayret içerisinde.

Türkiye, Serbest Ticaret Antlaşmaları konusunda Karadeniz’de öncü ülke

Karadeniz ülkeleri arasında ulaştırmadan daha da önemli olan serbest ticaret konusunda ise Türkiye yine bölge devletleri içinde bayraktarlığı üstlenmiş durumda. Türkiye, Karadeniz’e sınırı olan Ukrayna ve Rusya dışındaki tüm ülkelerle Serbest Ticaret Antlaşmaları(STA) imzaladı.  Bulgaristan ve Romanya ile Gümrük Birliği içersindeyiz. Bu noktada eksik kalan Türkiye Ukrayna STA’sı konusunda artık son noktaya gelindi. Rusya ile en azından yatırımlar ve hizmetler notasında STA imzalanmaya çalışılıyor. Ortak turizmin geliştirilmesi noktasında ise Türkiye’nin inisiyatifiyle gelişen vize kaldırma antlaşmaları bölgesel turizmi oldukça canlandırdı. Karadeniz’e komşu olan tüm ülke vatandaşlarının en çok ziyaret ettiği yabancı devlet Türkiye olurken, Türk turistler de bölge ülkelerini en çok ziyaret eden ülkeler arasında başı çekiyor. Bununla beraber turizm işbirliğini daha da ivmelendirecek kruvazör turiziminde organizasyon, tanıtım ve altyapı eksikliği göze çarpıyor. Tek başına Türk limanlarından oluşacak bir gezi paketi turistlere yeterince çekici gelmeyebilir ancak Karadeniz’e komşu diğer ülkelerin liman şehirlerinin de katıldığı bir turizm paketi kuşkusuz Karadeniz’i Akdeniz kadar olmasa da Baltık ve Kuzey Denizleri kadar başarılı bir kruvazör turizmi destinasyonuna haline getirecektir.

Karadeniz’in bölgede istikrarın sağlanması ve Karadeniz’e komşu ülkeler arasında turizm, ulaştırma ve ekonomi konularındaki işbirliğinin geliştirilmesi yoluyla bir barış ve refah gölüne dönüştürülmesi kuşkusuz bölge devletlerinin izleyeceği politikalara bağlı. Ancak iş dünyası da bu noktada kamuoyunda farkındalığın oluşmasına katkıda bulunmalı. Uygun zemin oluştuğunda ise yapılacak yatırımlarla ekonomik gelişme ve kalkınma desteklenmeli. Türkiye’de deniz taşımacılığının ve lojistik sektörünün amiral gemisi olan Arkas Holding’e ise Karadeniz’in iki yakasında kurduğu güçlü altyapıyla kuşkusuz önümüzdeki dönemde çok daha büyük bir sorumluluk düşecek ve eminim ki bu tarihi sorumlulukla bölgede potansiyelin çok altında seyreden ticaret hacminin bugün bulunduğu seviyelerden katlanarak artmasında Arkas büyük rol oynayacak.

Burak PEHLİVAN

www.burakpehlivan.org

http://twitter.com/bpehlivan

https://www.facebook.com/pages/Burak-Pehlivan/170855116313709

dsc_0179    dsc_0196

dsc_0200

dsc_0226

  dsc_0229    dsc_0277

dsc_0280

dsc_0282

TUID bizi Twitter da takip et, Facebook da ekle. RSS servisimize üye ol